Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Sudan'ın orta kesimindeki El Obeid kentinde, 20 yıl önce Darfur bölgesinde yaşanan toplu katliamların benzerinin yaşanma riski bulunduğu konusunda uyarıda bulundu. UCM Başsavcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan, yaptığı açıklamada, çatışmaların yoğunlaştığı bölgede en ağır uluslararası suçların işlenebileceğine dair ciddi endişeler taşıdıklarını belirtti. Khan, Darfur'da 2003 yılında başlayan ve yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan soykırım benzeri vahşetin, bu kez El Obeid'de tekrarlanmasından korkulduğunu ifade ederek, tarafları uluslararası hukuka uymaya çağırdı.
El Obeid'de son durum
Sudan'ın Hartum'un yaklaşık 350 kilometre güneybatısında yer alan El Obeid, Kuzey Kurdufan eyaletinin başkenti ve stratejik bir ticaret merkezi konumunda. Nisan 2023'te Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasında başlayan iç savaşın ardından kent, zaman zaman şiddetli çatışmalara sahne oldu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalar nedeniyle 7 milyondan fazla kişi yerinden edildi ve bazı bölgelerde kıtlık tehlikesi baş gösterdi. UCM, özellikle etnik temelli saldırıların, sivillerin hedef alınmasının ve insani yardım geçişlerinin engellenmesinin Darfur'daki vahşeti hatırlattığını vurguluyor. Mahkeme, daha önce Darfur'da işlenensavaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım nedeniyle eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir ve diğer isimler hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan'daki çatışma, Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesinin istikrarını derinden etkiliyor. Çatışmaların büyümesi halinde göç dalgalarının Mısır, Libya, Çad ve Güney Sudan'a sıçraması olası görülüyor. Aynı zamanda, Altın ve tarım ürünleri ticaretinin sekteye uğraması bölgesel ekonomik dengeleri bozma riski taşıyor. UCM'nin uyarısı, uluslararası toplumu sessiz kalmamaya ve ateşkes için daha etkin baskı oluşturmaya çağırıyor. ABD, Birleşik Krallık ve Norveç'in arabuluculuk çabaları şu ana kadar sonuçsuz kalırken, Birleşmiş Arap Emirlikleri'nin RSF'ye destek verdiği iddiaları tansiyonu yükseltiyor. Mahkemenin açıklaması, adalet mekanizmasının yeniden harekete geçirilmesi için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan, Türkiye'nin Afrika açılımı kapsamında ticaret, savunma sanayii ve insani yardım alanlarında iş birliği yaptığı stratejik bir ülkedir. 2017'de Sudan'da askeri üs kiralama girişimi bu bağlamda değerlendirilmişti. Ancak mevcut iç savaş, Türkiye'nin projelerini askıya almasına ve krizi yönetmek için arabuluculuk arayışlarına itmiştir. El Obeid'de benzer bir vahşetin yaşanması, bölgenin daha da istikrarsızlaşmasına neden olarak Türkiye'nin Libya ve Somali'deki angajmanını da olumsuz etkileyebilir. Aynı zamanda, insani yardım koridorlarının kapanması, bölgeye yapılan yardımların aksamasına yol açabilir. Dolayısıyla Türkiye, çatışmanın daha da yayılmasını engellemek için diplomatik girişimlerine hız vermeli; krizin çözümüne katkı sağlamak için uluslararası platformlarda daha etkin bir rol üstlenmelidir.