Sudan’ın Kuzey Kordofan eyaletine bağlı Bara bölgesinde kolera ve kızamık salgınları, akut gıda ve ilaç kıtlığıyla birleşerek 200 binden fazla kişiyi tehdit ediyor. Sudanlı doktorlar Pazar günü yaptığı açıklamada, 20 bini aşkın çocuğun bulunduğu bölgede insani durumun her geçen gün kötüleştiğini duyurdu. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre, sağlık ekipleri artan vaka sayıları karşısında yetersiz kalırken, temiz suya erişim ve aşılama oranlarındaki düşüş salgınların yayılmasını hızlandırıyor.
Bara’da Sağlık ve Gıda Krizi Derinleşiyor
Bara bölgesi, iç savaşın ve ekonomik çöküşün en ağır hissedildiği yerlerden biri. Sudan Doktorlar Sendikası’nın raporuna göre, kolera şüphesiyle başvuran hasta sayısı son bir ayda üç katına çıktı. Kızamık vakaları ise özellikle 5 yaş altı çocuklarda ölümcül seyrediyor. Bölgedeki tek hastane olan Bara Genel Hastanesi, kapasitesinin çok üzerinde hasta kabul etmek zorunda kalıyor. İlaç stokları tükenmek üzereyken, Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF acil yardım çağrılarına rağmen lojistik engeller nedeniyle yeterli desteği ulaştıramıyor.
Gıda krizi de en az sağlık krizi kadar vahim. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı verilerine göre, Kuzey Kordofan’da nüfusun yüzde 60’ı yetersiz beslenme ile karşı karşıya. Tarımsal üretimin savaş nedeniyle durma noktasına gelmesi, gıda fiyatlarını rekor seviyelere yükseltti. Bir somun ekmeğin fiyatı son altı ayda %400 arttı. Aileler çocuklarını doyurabilmek için hayvanlarını veya son eşyalarını satmak zorunda kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Sudan’daki Krizin Yansımaları
Sudan’daki bu insani felaket, yalnızca ülke sınırları içinde kalmıyor. Çad, Güney Sudan ve Mısır’a yönelen göç dalgaları, bölge ülkelerinde de kaynakların zorlanmasına yol açıyor. Aynı zamanda, Kızıldeniz ve Sahel bölgesindeki istikrarsızlıkla birleşen bu kriz, uluslararası toplumun dikkatini çekmeye devam ediyor. Ancak Ukrayna-Rusya savaşı ve Gazze’deki çatışmalar, Sudan’daki acil durumun küresel gündemde geri planda kalmasına neden oluyor. BM, 2024 yılı için Sudan’a yönelik insani yardım çağrısının yalnızca %20’sinin finanse edildiğini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan’daki bu kriz, Türkiye’nin Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesinde yürüttüğü insani diplomasi ve kalkınma iş birliği politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, daha önce Sudan’da sağlık altyapısı ve gıda güvenliği projelerine destek vermişti. Mevcut durumda, Türk Kızılayı ve TİKA’nın bölgeye acil yardım sevkiyatı yapması, Türkiye’nin bölgesel nüfuzunu pekiştirebilir. Ayrıca, Sudan’daki istikrarsızlık Kızıldeniz güvenliğini tehdit ettiğinden, Türkiye’nin deniz ticareti ve enerji çıkarları açısından krizin yakından takip edilmesi gerekiyor. Türkiye’nin arabuluculuk rolü, iki taraf arasında diyaloğu canlandırabilir.