Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana süren iç savaş, sağlık sistemini çökertti. Kronik hastalar, artan ilaç maliyetleri karşısında yiyecek ve ilaç arasında imkansız bir seçim yapmak zorunda kalıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ülke nüfusunun yaklaşık 25 milyonu insani yardıma muhtaç durumda ve sağlık hizmetlerine erişim giderek zorlaşıyor.
İlaç Fiyatlarındaki Artışın Nedenleri
Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalar, ülkenin zaten kırılgan olan sağlık altyapısını vurdu. Hastaneler bombalandı, sağlık personeli kaçtı, ilaç tedarik zincirleri koptu. Ülkenin ilaç ithalatının büyük bölümü başkent Hartum'daki merkezi depolardan yapılıyordu; ancak çatışmalar bu tesisleri kullanılamaz hale getirdi. Ayrıca savaş nedeniyle bankacılık sistemi ve döviz kurları alt üst oldu, bu da ithal ilaçların fiyatını katladı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Sudan'da temel ilaçların yüzde 70'inden fazlasının bulunmadığını veya fahiş fiyatlarla satıldığını bildiriyor. Özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve böbrek yetmezliği gibi kronik rahatsızlıkları olan hastalar, düzenli ilaç temininde büyük güçlük çekiyor. Bir aylık diyabet ilacı maliyeti, ortalama bir ailenin gıda harcamasını aşmış durumda.
İmkansız Seçim: Açlık veya Tedavi
Sudan'da milyonlarca insan günlük iki öğün yemeği bile bulmakta zorlanıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), ülkenin bazı bölgelerinde kıtlık riskinin arttığını açıkladı. Kronik hastalar için bu durum, ilaç alımı ile gıda alımı arasında bir tercih yapmayı gerektiriyor. Birçok hasta, hayati ilaçlarını kesmek zorunda kalıyor ve bu da ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.
Doktorlar, özellikle insülin, tansiyon ilaçları ve kanser tedavisinde kullanılan ilaçlara erişimin neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor. Kırsal bölgelerde ise durum daha da vahim; çatışmalar nedeniyle yollar kapalı, yardım konvoyları hedeflerine ulaşamıyor.
Uluslararası Yardım Çabaları ve Yetersizlikler
BM ve diğer yardım kuruluşları, Sudan'a insani yardım ulaştırmak için çaba sarf ediyor ancak güvenlik sorunları ve bürokratik engeller nedeniyle yardımlar yetersiz kalıyor. 2024 yılı için çağrılan 2,7 milyar dolarlık insani yardım fonunun sadece yüzde 30'u karşılanabildi. Sağlık sektörüne ayrılan pay ise çok daha düşük.
Sudanlı doktorlar ve sağlık çalışanları, uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor. Ancak savaşın tarafları arasındaki derin güvensizlik, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engelliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki iç savaş ve insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani diplomasi açısından önemli bir sınav niteliğinde. Türkiye, Sudan'a yönelik insani yardımlarıyla öne çıkan ülkelerden biri. Ancak istikrarsızlığın derinleşmesi, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki dengeleri etkileyebilir; bu durum Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve güvenlik çıkarlarını da yakından ilgilendiriyor. Türkiye, arabuluculuk girişimleriyle Sudan'da barışa katkı sağlayabilir ve insani yardımlarını artırarak bölgesel etkisini güçlendirebilir.