ABD Başkanı Donald Trump'ın Afrika elçisi Massad Boulos, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında FRANCE 24'e verdiği röportajda, Sudan'da çatışan tarafların her birinin "kesin bir askeri zafer" kazanabileceğine inandığını belirtti. Boulos, Batı Sahra konusunda ise "yakın ve somut bir çözüm" olmadığını kabul etti. Bu açıklamalar, Sudan'daki iç savaşın diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken, ABD'nin Afrika politikasındaki belirsizliği de gözler önüne seriyor.
Sudan İç Savaşında Yeni Bir Dönem mi?
Massad Boulos'un sözleri, Nisan 2023'ten bu yana devam eden Sudan iç savaşında diplomatik çözüm arayışlarının çıkmaza girdiğini gösteriyor. Ordu lideri Abdülfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) komutanı Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti) arasındaki iktidar mücadelesi, ülkeyi insani bir felakete sürükledi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda on binlerce kişi hayatını kaybederken, milyonlarca insan yerinden edildi ve ülke genelinde kıtlık riski baş gösterdi.
Boulos'un "her iki taraf da askeri zafer kazanabileceğine inanıyor" ifadesi, tarafların müzakere masasına oturmaya isteksiz olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, bölgesel ve uluslararası aktörlerin barış çabalarının neden sonuçsuz kaldığını açıklıyor. ABD, Suudi Arabistan ve diğer ülkelerin arabuluculuk girişimleri şimdiye kadar kalıcı bir ateşkes sağlayamadı. El-Burhan ve Hemedti arasındaki güç paylaşımı anlaşmazlıkları, dış müdahaleler ve ekonomik çıkarlar, çatışmayı daha da derinleştiriyor.
Trump yönetiminin Afrika elçisi olarak Boulos, selefi olduğu dönemdeki gibi aktif bir diplomasi yürütmek yerine, tarafların askeri çözüme odaklanmasını kabullenmiş görünüyor. Bu yaklaşım, ABD'nin bölgedeki etkisini azaltabilir ve Çin, Rusya gibi rakip güçlerin Sudan'da nüfuz kazanmasına zemin hazırlayabilir.
Batı Sahra: Çözümsüzlük Sürüyor
Boulos, Batı Sahra konusunda da önemli açıklamalarda bulundu. Fas ile Polisario Cephesi arasındaki onlarca yıllık anlaşmazlıkta "yakın bir çözüm olmadığını" belirten Boulos, bu sorunun ABD'nin öncelikleri arasında yer almadığını ima etti. Batı Sahra, Fas'ın egemenliği altında bulunuyor ancak bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi, Cezayir'in desteğiyle bağımsızlık talebini sürdürüyor. BM, 1991'den bu yana bir referandum düzenlemeye çalışıyor ancak taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle bu gerçekleşmedi.
Trump yönetimi, 2020'de Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıyarak dengeleri değiştirmişti. Ancak Boulos'un son açıklamaları, bu tanımanın pratikte bir çözüm getirmediğini ve sorunun donduğunu gösteriyor. Cezayir ile Fas arasındaki gerilim, Kuzey Afrika'da istikrarsızlık yaratmaya devam ediyor.
Boulos'un röportajda değindiği diğer konular arasında, Afrika'daki diğer çatışma bölgeleri ve ABD'nin kıtadaki ekonomik ilişkileri de yer aldı. Ancak Sudan ve Batı Sahra'ya dair sözleri, ABD'nin Afrika politikasında önceliklerin değiştiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan'da hem tarihsel bağları hem de ekonomik yatırımları olan bir ülke olarak iç savaşın seyrini yakından takip ediyor. Ankara, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan ile birlikte barış girişimlerinde yer aldı; ancak tarafların askeri zafer peşinde koşması, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırıyor. Batı Sahra'da ise Türkiye, Fas ile stratejik ortaklığını sürdürürken, Cezayir ile de iyi ilişkilerini korumaya çalışıyor. ABD'nin çözümsüzlüğü kabullenmesi, Türkiye'nin bölgede daha aktif bir diplomasi izlemesi gereğini ortaya koyuyor. Ayrıca, Sudan'daki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Doğu Afrika'daki Türk ekonomik çıkarlarını da tehdit ediyor.