Sudan'ın çatışma bölgelerinde bulunan doğumhaneler, aylar süren savaşın ardından yeniden hizmete açıldı. Bu gelişme, savaşın yıkıcı etkileriyle boğuşan ülkede anneler ve bebekleri için umut ışığı oldu. Özellikle başkent Hartum ve Darfur bölgesinde faaliyete geçen doğum merkezleri, binlerce kadına güvenli doğum imkânı sunuyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) verilerine göre, Sudan'da her gün yaklaşık 800 kadın doğum yapıyor ve bunların önemli bir kısmı sağlık hizmetlerine erişemiyor. Yeniden açılan doğumhaneler, bu açığı kapatmaya yönelik kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Savaşın sağlık sistemine etkisi
Nisan 2023'te patlak veren Sudan iç savaşı, ülkenin zaten kırılgan olan sağlık sistemini neredeyse çökertmişti. Sağlık tesislerinin büyük kısmı çatışmalarda hasar gördü veya kullanılamaz hale geldi. Yüzlerce sağlık çalışanı bölgeyi terk etmek zorunda kalırken, kalanlar da yetersiz malzeme ve güvenlik sorunlarıyla mücadele etti. Doğumhanelerin kapanması, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınları zor durumda bıraktı.
Yeniden açılan doğumhaneler, yerel yönetimler ve uluslararası yardım kuruluşlarının ortak çabalarıyla hayata geçirildi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF, tıbbi malzeme ve eğitim desteği sağladı. Hartum'un güneyindeki bir doğum merkezinde görev yapan Dr. Fatima El-Mahdi, "Savaştan önce haftada ortalama 30 doğum gerçekleştiriyorduk. Şimdi yeniden açıldığımız ilk haftada 45 doğum yaptık. Kadınlar çok mutlu, çünkü artık evde tek başına doğum yapma korkusu yok" dedi. Yerel yetkililer, yıl sonuna kadar 50 doğumhanenin daha açılmasını hedeflediklerini açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut: Sudan krizinin kadın sağlığına etkileri
Sudan'daki çatışma, sadece ülkenin iç dinamiklerini değil, bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Komşu ülkeler Çad, Güney Sudan ve Etiyopya'ya on binlerce mülteci akın etti. Bu durum, bölgedeki sağlık sistemleri üzerinde ek baskı oluşturuyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), sınır bölgelerinde doğum yapan mülteci kadınların sayısında belirgin bir artış olduğunu rapor etti.
Küresel boyutta ise, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi, kadın ölümlerinde artışa neden oluyor. Dünya Bankası verilerine göre, Sudan'da anne ölüm oranı 100.000 canlı doğumda 295 iken, savaşın ardından bu oranın %20 oranında arttığı tahmin ediliyor. Doğumhanelerin yeniden açılması, bu oranın düşürülmesi için kritik önem taşıyor. Aynı zamanda, çatışma bölgelerinde kadın sağlığına yönelik bu tür müdahaleler, barış inşası sürecinde güven artırıcı bir rol oynayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki stratejik ortaklarından biridir. Daha önce sağlık alanında iş birliği anlaşmaları imzalanmış, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından çeşitli sağlık projeleri desteklenmiştir. Doğumhanelerin yeniden açılması, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım faaliyetleri için bir fırsat sunmaktadır. Ankara, halihazırda Sudan'daki sağlık krizine yönelik adımlar atarken, bu gelişme ile birlikte özellikle anne ve çocuk sağlığı alanında yeni projeler başlatabilir. Ayrıca, Sudan'daki istikrarın sağlanması, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki ticari çıkarları ve bölgesel güvenliği açısından da önemlidir.