İngiltere Sağlık Bakanı Wes Streeting, İşçi Partisi lideri Keir Starmer'ı Gazze'deki savaş suçlarını görmezden gelmekle suçlayınca, kendisinin de İsrail'in askeri operasyonlarını destekleyen bir geçmişe sahip olması nedeniyle ikiyüzlülükle eleştirilerin hedefi oldu. Orta Doğu Gözlemevi tarafından yayımlanan bir haberde, Streeting'in Starmer'a yönelttiği suçlamaların, kendi geçmiş açıklamaları ve politik duruşuyla çeliştiği vurgulandı.
Streetig'in Starmer'a yönelttiği suçlamalar
Wes Streeting, geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir açıklamada, Keir Starmer'ın Gazze'deki savaş suçlarına ilişkin yeterince sert bir duruş sergilemediğini iddia etti. Streeting'e göre Starmer, İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği operasyonlar sırasında sivil kayıpların artmasına rağmen, Filistinli sivillerin korunması için gerekli diplomatik adımları atmamıştı. Bu eleştiriler, İşçi Partisi içinde zaten devam eden bir tartışmanın parçası olarak görüldü; zira parti, İsrail-Filistin çatışmasındaki tutumu nedeniyle bölünmüş durumda.
Ancak Streeting'in bu suçlamaları, kendi geçmiş kayıtlarıyla karşılaştırıldığında tutarsız bulundu. Streeting, daha önce İsrail'in 'kendini savunma hakkını' açıkça desteklemiş ve Birleşmiş Milletler yakınlarında düzenlenen Filistin yanlısı protestolara katılan meslektaşlarını eleştirmişti. Ayrıca, 2023 yılında, İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırılarının hedef alınan askeri noktalarla sınırlı olduğunu savunan bir tweet atmıştı. Bu tweet, insan hakları örgütleri tarafından gerçeklerle bağdaşmamakla suçlanmıştı.
Siyasi ikiyüzlülük tartışmaları
Streetig'in ikiyüzlülük olarak nitelendirilen tavrı, İngiliz siyaset sahnesinde geniş yankı buldu. Muhafazakar Parti milletvekilleri, Streeting'in Starmer'ı eleştirirken aslında kendi partisinin tutarsızlığını ortaya koyduğunu savundu. Bağımsız gözlemciler ise, her iki siyasetçinin de İsrail yanlısı politikalar nedeniyle Filistin halkının yaşadığı insani krize karşı duyarsız kaldığını belirtti.
Bu tartışma, Birleşik Krallık'ta Gazze savaşının yol açtığı 30 binden fazla Filistinli sivilin ölümüne rağmen, Batılı ülkelerin İsrail'e yönelik eleştirel bir tutum geliştirmekte ne kadar zorlandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlara göre, İngiltere gibi ülkelerde siyasetçiler, hem İsrail ile güçlü ekonomik ve diplomatik bağları sürdürmek hem de kamuoyundaki Filistin yanlısı duyguları dengelemek arasında sıkışmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu tartışma Türkiye'nin Filistin politikası açısından önemli bir referans noktası oluşturmaktadır. Türkiye, Gazze'deki sivil kayıplara karşı en güçlü tepkiyi veren ülkelerden biri olarak, Batılı ülkelerdeki bu tür ikiyüzlülüklerin altını çizmeye devam etmektedir. Ankara, Birleşmiş Milletler nezdinde yürüttüğü diplomatik girişimlerde, İngiltere gibi ülkelerin söylemleriyle eylemleri arasındaki çelişkilere sık sık dikkat çekmektedir. Ayrıca Türkiye'nin bu tutumu, hem İslam dünyasında hem de gelişmekte olan ülkeler arasında artan bir saygınlık kazanmasına yardımcı olmaktadır. Dolayısıyla, Streeting-Starmer tartışması, Türkiye'nin insani temelli dış politikasının ne denli tutarlı olduğunu bir kez daha teyit etmektedir.