Yeni bir analize göre, ABD ile İran arasında yeniden alevlenen çatışmalar, ABD'nin zaten azalmakta olan gelişmiş füze önleme stoklarını daha da tüketti. Bu durum, Trump yönetiminin olası bir tam ölçekli savaşa dönmesi halinde ABD kuvvetlerini riske atabilir. Patriot savunma sistemlerine ait önleme füzelerinin sayısı, son haftalarda yaşanan saldırı ve karşı saldırılarda önemli ölçüde azaldı.
Azalan stoklar ve stratejik etkiler
Analistlere göre, ABD'nin Patriot ve THAAD gibi gelişmiş hava savunma sistemlerinde kullanılan önleme füzelerinin üretim hızı, tüketim hızının oldukça altında. Son çatışmalarda, özellikle İran'ın balistik füze saldırılarına karşı kullanılan bu füzelerin sayısı, ciddi bir azalma gösterdi. Savunma sanayiinin üretim kapasitesi, aylar hatta yıllar süren bir süreçte ancak belirli bir seviyeye ulaşabiliyor.
Bu durum, ABD'nin müttefiklerine verdiği güvenlik garantilerini de etkileyebilir. NATO ülkeleri ve Orta Doğu'daki müttefikler, ABD'nin sağladığı hava savunma desteğine büyük ölçüde bağımlı. Ancak mevcut stok seviyeleri, kriz anlarında bu desteğin ne kadar sürdürülebilir olduğu konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Analiz, ABD ve müttefiklerinin ilerleyen dönemde önleme füzelerinin kullanımı konusunda daha seçici davranmak zorunda kalabileceğini, bu durumun da özellikle İran ve Çin gibi ülkelere karşı caydırıcılığı azaltabileceğini öne sürüyor. Riskli senaryolarda, bazı hava savunma sistemlerinin yerine daha düşük maliyetli alternatiflerin kullanılması gündeme gelebilir.
Öte yandan, bu durum küresel savunma pazarında da değişimlere yol açabilir. Füze stoklarını artırmak isteyen ülkeler, ABD'den yeni siparişlerde bulunabilir veya kendi yerli savunma sanayilerine yatırım yapabilir. Uzmanlar, bu krizin ABD'nin savunma politikalarında köklü değişikliklere yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin hava savunma sistemlerindeki tedarik politikalarını doğrudan etkileyebilir. ABD'nin füze stoklarının azalması, Türkiye'nin NATO kapsamındaki hava savunma ihtiyaçlarının karşılanmasında gecikmelere yol açabilir. Türkiye hâlihazırda Rusya'dan S-400 tedarik etmiş ve kendi yerli hava savunma sistemlerini geliştirmeye devam etmektedir. Bu durum, Türkiye'nin savunma alanında daha fazla özerklik arayışını hızlandırabilir. Aynı zamanda, uluslararası füze savunma pazarında arz sıkıntısı yaşanması, Türkiye'nin alternatif tedarikçilere yönelmesine ve yerli savunma sanayiine yapılan yatırımların artmasına neden olabilir.