New York'un Staten Island ilçesinde görev yapan bir yargıç, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin (Demokrat) ikinci konutlara yönelik tartışmalı pied-à-terre vergisine karşı açılan davada belediye aleyhine karar verdi. State Supreme Court yargıcı Wayne Ozzi, kararında Mamdani'nin Maliye Bakanlığı'nın (DOF) verginin yürürlüğe konulması sürecinde usulsüzlük yaptığını belirtti. Karar, Mamdani yönetiminin konut politikalarına önemli bir darbe indirirken, verginin geleceğini belirsizliğe itti.
Verginin Arka Planı ve Hukuki Süreç
Pied-à-terre vergisi, New York City'de ikinci evi bulunan ve yılın büyük bölümünde şehirde ikamet etmeyen mülk sahiplerinden alınacak ek bir emlak vergisi olarak tasarlanmıştı. Mamdani, göreve gelmeden önce bu vergiyi konut krizine çözüm olarak sunmuş ve şehirdeki konut arzını artırmayı, boş kalan lüks daireleri vergilendirerek gelir elde etmeyi amaçlamıştı. Vergi, değeri 5 milyon doların üzerindeki ikinci konutlar için yıllık %1 ila %4 arasında değişen oranlarda uygulanacaktı.
Ancak verginin uygulanması, başlangıcından itibaren hukuki ve idari engellerle karşılaştı. Muhalifler, verginin mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ve şehir ekonomisine zarar vereceğini savundu. Staten Island'daki dava, verginin yürürlüğe girmesinin ardından açılan ilk ciddi hukuki itirazlardan biriydi. Yargıç Ozzi, kararında Maliye Bakanlığı'nın vergi mükelleflerine yeterli bildirimde bulunmadığını, itiraz süreçlerini adil yönetmediğini ve verginin hesaplanmasında kullanılan yöntemlerin şeffaf olmadığını vurguladı. Ozzi, "İdarenin keyfi ve tutarsız uygulamaları, verginin anayasal dayanağını zayıflatmaktadır" ifadesini kullandı.
Karar, Mamdani yönetimi için beklenmedik bir gerileme oldu. Belediye Başkanı, vergiyi New York'un kronik konut sorununa çözüm olarak lanse etmiş ve gelirinin sosyal konut projelerine aktarılacağını duyurmuştu. Ancak muhalefet, verginin zWengel olacağını ve zWengel olacağını savundu. Kararın ardından belediye yetkilileri, temyiz sürecini başlatacaklarını açıkladı.
Yerel ve Ulusal Yansımalar
New York City, ABD'nin en yüksek konut maliyetlerine sahip metropollerinden biri. Son yıllarda artan kiralar ve konut fiyatları, orta ve düşük gelirli aileleri şehirden uzaklaştırdı. Mamdani'nin vergi planı, bu krize müdahale amacı taşıyordu. Ancak verginin iptali, benzer politikaları destekleyen diğer şehirler için de bir emsal teşkil edebilir. Örneğin, San Francisco ve Los Angeles gibi şehirlerde de benzer vergiler tartışılıyor.
Öte yandan, karar, Demokrat Parti içindeki ideolojik ayrılıkları da gözler önüne serdi. Yargıç Ozzi'nin de Demokrat olması, partinin ilerici kanadı ile daha merkezci kanadı arasındaki gerilimi yansıtıyor. Mamdani, partinin ilerici kanadının yükselen isimlerinden biri olarak biliniyor. Vergi karşıtları ise mülkiyet haklarını ve serbest piyasa ilkelerini savunuyor.
Ulusal düzeyde, bu karar, Biden yönetiminin konut politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Federal hükümet, yerel yönetimlerin konut krizine yönelik yenilikçi çözümlerini destekliyor. Ancak mahkeme kararları, bu tür girişimlerin önünü kesebilir. Uzmanlar, verginin temyiz sürecinin aylar sürebileceğini ve nihai kararın Yüksek Mahkeme'ye kadar gidebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
New York'taki bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel emlak piyasaları ve vergi politikaları açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye'de de büyükşehirlerde konut fiyatları ve kiralar hızla artıyor; hükümet, boş konutların vergilendirilmesi ve spekülatif alımların önlenmesi yönünde adımlar atmayı tartışıyor. New York'ta mahkemenin usul gerekçesiyle iptal ettiği bir vergi, Türkiye'deki olası düzenlemeler için uyarı niteliğinde: vergi politikalarının şeffaf, adil ve hukuki zeminde sağlam olması gerekiyor. Ayrıca, küresel yatırımcıların ikinci konut talebi, Türkiye'nin turistik bölgelerindeki emlak piyasasını da etkiliyor; ABD'deki bu tür vergiler, yatırımcı davranışlarını değiştirebilir.