İngiltere Başbakanı Keir Starmer, bugün Avam Kamarası'nda Başbakanlık Soru Cevap Oturumu'na (PMQs) katılırken, dün açıkladığı savunma yatırım planı (Dip) nedeniyle hem kendi partisinden hem de muhalefetten gelen yoğun eleştirilerle karşı karşıya. Planın, yeterli finansman sağlanamaması ve acil ihtiyaç duyulan yol projelerinden kaynak aktarılması nedeniyle 'zehirli kadeh' olarak nitelendirilmesi, Starmer'ın başbakanlık döneminin en kritik sınavlarından biri olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı
Starmer'ın dün açıkladığı savunma yatırım planı, İngiltere'nin askeri kapasitesini artırmayı ve NATO taahhütlerini yerine getirmeyi hedefliyor. Ancak planın 10 yıl boyunca 20 milyar sterlinlik bir bütçeyle finanse edilmesi öngörülürken, uzmanlar bu rakamın mevcut tehditler karşısında yetersiz olduğunu savunuyor. Dahası, planın finansmanının büyük ölçüde ulaştırma ve altyapı projelerinden kesinti yapılarak karşılanması, özellikle İşçi Partisi'nin geleneksel seçmen tabanında büyük rahatsızlık yarattı.
PMQs öncesinde yayımlanan bir raporda, planın 'acil olarak yeniden gözden geçirilmesi' çağrısı yapılırken, muhalefet partileri Starmer'ı 'savunmayı siyasallaştırmakla' suçluyor. Muhafazakar Parti sözcüsü, 'Bu plan, ülkenin güvenliğini riske atarken, aynı zamanda ekonomik büyümeyi baltalıyor' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin savunma harcamalarındaki bu tartışma, NATO'nun Avrupa kanadında artan gerilimlerle aynı döneme denk geliyor. Rusya'nın Ukrayna savaşındaki saldırgan tutumu ve ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma sinyalleri, İngiltere'nin caydırıcılık kapasitesini sorgulatıyor. Uzmanlar, Starmer'ın planının yalnızca ulusal bir mesele olmadığını, aynı zamanda Avrupa güvenlik mimarisi için de bir test olduğunu belirtiyor. Planın başarısızlığı, İngiltere'nin küresel bir güç olarak itibarını zedeleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin savunma yatırım planı, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Planın yetersiz bulunması, İngiltere'nin Doğu Avrupa ve Akdeniz'deki askeri varlığını zayıflatabilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel güvenlik yükünü artırabilir. Ayrıca, İngiltere'nin savunma harcamalarındaki belirsizlik, Türkiye ile savunma sanayii işbirliklerini (örneğin Eurofighter tedariki) olumsuz etkileyebilir. Ankara, bu gelişmeyi NATO'nun Avrupa kanadındaki istikrar açısından yakından takip etmektedir.