İngiltere Başbakanı Keir Starmer, görevinden ayrılmadan sadece günler önce Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan'a Lordlar Kamarası'nda bir kontluk unvanı verdi. Bu atama, Khan'ın gelecekte İşçi Partisi liderliğindeki bir kabinede bakanlık yapmasının önünü açabilecek önemli bir siyasi hamle olarak değerlendiriliyor. Starmer'ın başbakanlıktan ayrılmadan önce yaptığı bu son atama, İngiliz siyasetinde dikkatle izleniyor.
Arka Plan: Sadiq Khan'ın Siyasi Yükselişi
Sadiq Khan, 2016 yılından bu yana Londra Belediye Başkanı olarak görev yapıyor. Khan, İşçi Partisi'nin en tanınmış ve en yüksek profilli siyasetçilerinden biri olarak kabul ediliyor. Kendisi, ulaşım, konut ve çevre politikalarıyla Londra'da önemli değişikliklere imza attı. Ancak Khan'ın adı, özellikle İsrail-Filistin çatışmasına yönelik açıklamaları ve Londra'daki Filistin yanlısı gösterilere karşı tutumu nedeniyle zaman zaman tartışmalara konu oldu.
Khan'ın Lordlar Kamarası'na atanması, Starmer'ın parti içi dengeyi sağlama ve kendisinden sonraki döneme hazırlık yapma çabasının bir parçası olarak görülüyor. Starmer, Mayıs 2025'te yapılacak genel seçimlerde İşçi Partisi'nin olası bir zaferi durumunda Khan'ın bakanlık yapabileceği bir zemin hazırlıyor. Bu atama aynı zamanda, Starmer'ın kendisinden sonra başbakanlık koltuğuna oturacak isimle uyum içinde çalışacağına dair bir işaret olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sadiq Khan'ın Lordlar Kamarası'na atanması, Birleşik Krallık siyasetinde önemli bir gelişme olmanın ötesinde, uluslararası alanda da yankı uyandırabilir. Khan, Müslüman bir siyasetçi olarak Batı dünyasında azınlık temsili açısından sembol bir isim. Özellikle Londra gibi küresel bir metropolün belediye başkanlığını yapmış olması, onun uluslararası platformda da söz sahibi olmasına olanak tanıyor. Khan'ın dış politika konularında, özellikle Orta Doğu'da barış çabaları ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi alanlarda aktif rol alması bekleniyor.
Khan'ın atanması, İşçi Partisi'nin gelecekteki dış politika yönelimleri hakkında da ipuçları veriyor. Partinin mevcut başbakan adayları arasında daha sol eğilimli isimler bulunan Khan, daha aktif bir dış politika izlenmesinden yana olarak biliniyor. Bu durum, Birleşik Krallık'ın özellikle ABD ve Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yeni bir dönemin sinyallerini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sadiq Khan'ın Lordlar Kamarası'na atanması, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da dolaylı sonuçlar doğurabilir. Khan, geçmişte Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecine destek veren bir siyasetçi olarak biliniyor. Ayrıca Londra'daki Türk toplumuyla kurduğu diyalog, onun Türkiye'ye yönelik ılımlı bir duruş sergilemesine katkıda bulunmuştu. Eğer Khan ilerleyen dönemde İngiltere hükümetinde bir kabine görevi üstlenirse, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde, özellikle ticaret ve göç konularında daha yapıcı bir tutum izlenmesi beklenebilir. Bununla birlikte, Khan'ın İsrail-Filistin çatışmasına yönelik eleştirel duruşu, Türkiye'nin bölgedeki politikalarıyla kısmi bir uyum içinde olabilir. Küresel ölçekte ise bu atama, Batı dünyasında Müslüman siyasetçilerin yüksek makamlara gelmesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.