İngiltere Başbakanı Keir Starmer, kabinesinde artan hoşnutsuzlukla karşı karşıya. Cuma günü isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan 15'in üzerinde kabine üyesine yakın kaynaklara göre, Starmer'ın kabinesinin açık bir çoğunluğu, Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın başbakanlık görevini devralmasının artık kaçınılmaz olduğuna inanıyor. Ancak Cuma öğleden sonra itibarıyla çoğu bakan, henüz net bir tutum almış değildi. Bu gelişme, İşçi Partisi içinde uzun süredir devam eden gerilimin yeni bir aşamaya geldiğini gösteriyor. Starmer'ın liderliği, partinin 2024 genel seçimlerinde beklenen başarıyı elde edememesi ve Brexit sonrası ekonomik zorluklar nedeniyle sorgulanıyor.
Arka plan: Starmer'ın zayıflayan liderliği
Keir Starmer, 2020 yılında Jeremy Corbyn'in ardından İşçi Partisi lideri oldu. Partiyi merkeze çekme ve seçilebilirliğini artırma vaadiyle yola çıkan Starmer, ilk yıllarda bir miktar başarı elde etti. Ancak 2024 genel seçimlerinde Muhafazakar Parti karşısında beklenen farkı açamaması, parti içindeki muhalefeti güçlendirdi. Özellikle partinin sol kanadı, Starmer'ın sağlık, eğitim ve sosyal politikalarda yeterince ilerici olmadığını savunuyor.
Andy Burnham, 2017'den beri Greater Manchester Belediye Başkanı olarak görev yapıyor ve özellikle Kovid-19 pandemisi sırasında merkezi hükümete karşı sergilediği bağımsız duruşla tanınıyor. Burnham, toplu taşıma ve konut politikalarındaki başarılı çıkışlarıyla da dikkat çekiyor. Parti içinde yapılan anketlerde, Burnham'ın genel başkanlık için en güçlü aday olduğu görülüyor.
Starmer'ın kabinesindeki bazı isimler, liderin yaklaşan yerel seçimlerde partiyi zafere taşıyamayacağı endişesini taşıyor. Parti kaynaklarına göre, önümüzdeki haftalarda Starmer'a karşı bir güven oylaması talep edilebilir. Ancak bu süreç, partiyi daha da bölecek ve Muhafazakar Parti'ye avantaj sağlayabilir.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İngiltere'deki bu siyasi belirsizlik, yalnızca ülke içinde değil, uluslararası alanda da yankı buluyor. Brexit sonrası Avrupa Birliği ile ilişkilerini yeniden düzenlemeye çalışan İngiltere, istikrarlı bir hükümete ihtiyaç duyuyor. Starmer'ın görevden ayrılması durumunda, yeni bir liderin AB ile ticaret anlaşmalarını yeniden müzakere etme olasılığı gündeme gelebilir. Bu da özellikle AB üyesi ülkeler için önemli bir gelişme.
Küresel ölçekte ise, İngiltere'nin iç siyasetindeki bu çalkantı, ülkenin uluslararası itibarını zedeleyebilir. Özellikle NATO ve Birleşmiş Milletler gibi platformlarda etkin bir rol oynayan İngiltere, istikrarsızlık dönemlerinde dış politikada tutarlılık sorunu yaşayabilir. Ayrıca, Ukrayna savaşı ve enerji krizi gibi acil meselelerde karar alma süreçleri yavaşlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu siyasi gelişme, Türkiye için dolaylı anlam ifade ediyor. Türkiye-İngiltere ilişkileri, Brexit sonrası imzalanan serbest ticaret anlaşması ve savunma işbirlikleri ile güçlenmişti. Starmer'ın olası bir şekilde görevden ayrılması veya kabinedeki değişiklikler, bu anlaşmaların geleceğini etkilemeyebilir; ancak İngiltere'nin iç politikadaki istikrarsızlığı, iki ülke arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerde kısa vadeli belirsizliklere yol açabilir. Ayrıca, İngiltere'nin AB ile ilişkilerindeki olası değişim, Türkiye'nin AB üyelik sürecini ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi müzakerelerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak doğrudan bir etki beklenmemektedir.