İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki hafta Japonya'da düzenlenecek G-7 Zirvesi öncesinde, gençlerin sosyal medya kullanımına yönelik kapsamlı bir yasak da dahil olmak üzere bir dizi sert önlemi duyurmaya hazırlanıyor. Downing Street'ten sızan bilgilere göre Starmer, 15 yaş altındaki gençler için sosyal medya platformlarına tam bir erişim yasağı getirecek bir yasa tasarısını onaylayacak. Ayrıca 16-18 yaş arası ergenler için sokağa çıkma yasağı benzeri kısıtlamalar ve yapay zeka destekli chatbot'lara yönelik katı düzenlemeler de gündemde. Bu adımlar, Birleşik Krallık'ta artan çocuk ruh sağlığı krizi ve sosyal medyanın zararlı etkilerine ilişkin kamuoyu baskısı sonrası geliyor.
Starmer'in Dijital Güvenlik Planı: Neler İçeriyor?
Starmer'in planı, 15 yaş altı çocukların TikTok, Instagram, Snapchat ve YouTube gibi platformları kullanmasını tamamen yasaklamayı öngörüyor. Sosyal medya şirketlerinin, kullanıcıların yaşlarını doğrulamak için yüz tanıma teknolojisi veya hükümet tarafından onaylanmış dijital kimlik sistemleri kullanması zorunlu hale getirilecek. İhlal durumunda şirketlere küresel cirolarının yüzde 10'una kadar para cezası kesilmesi söz konusu. 16-18 yaş arası gençler için ise gece 22.00'den sabah 07.00'ye kadar sosyal medya erişimini kısıtlayan bir 'sokağa çıkma yasağı' uygulanacak. Bu saatlerde platformlar, reşit olmayan kullanıcıların hesaplarına otomatik olarak erişimi engelleyecek. Starmer ayrıca, gençleri manipüle edebilecek veya zararlı içeriklere yönlendirebilecek chatbot'ların kullanımını düzenleyecek bir yasa çıkaracağını da açıklayacak. Özellikle yapay zeka sohbet robotlarının, genç kullanıcılarla flört etmesi veya onlara intihar yöntemleri önermesi gibi tehlikeli senaryoların önüne geçilmesi hedefleniyor.
G-7 Zirvesi ve Küresel Boyut
Starmer'in duyurusu, G-7 Zirvesi'nin arifesine denk geliyor. Zirvede dijital düzenlemelerin küresel çapta koordine edilmesi, yapay zeka güvenliği ve çocukların çevrimiçi korunması gibi başlıkların ele alınması bekleniyor. İngiltere, bu alanda öncü rol üstlenerek ABD, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve Japonya'yı benzer adımlar atmaya teşvik etmeyi amaçlıyor. Ancak eleştirmenler, bu tür yasakların ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ve gençlerin dijital okuryazarlık geliştirmesini engellediğini savunuyor. Öte yandan Avustralya ve İspanya gibi ülkeler de benzer kısıtlamaları değerlendiriyor. Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası ise yaş doğrulama konusunda daha esnek bir yaklaşım benimsiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de de benzer tartışmaları alevlendirebilir. Türkiye'de 13-17 yaş arası gençlerin yüzde 95'inden fazlası sosyal medya kullanıyor ve çocukların çevrimiçi güvenliğine yönelik kaygılar giderek artıyor. İngiltere'nin attığı adımlar, Türkiye'deki yasa koyucular için bir referans noktası oluşturabilir. Ancak Türkiye'nin mevcut dijital düzenleme altyapısı ve ifade özgürlüğü bağlamında farklı dinamikleri var. Ayrıca Türkiye, G-7 üyesi olmadığı için bu kararların doğrudan bir yaptırım gücü bulunmuyor. Yine de İngiltere'nin bu hamlesi, küresel çapta sosyal medya düzenlemelerine yönelik baskıyı artıracak ve Türkiye'nin de bu eğilimi yakından izlemesi gerekecek.