İngiltere'de siyasi gündemi sarsan son gelişme, Başbakan Keir Starmer'ın görevden ayrılmadan hemen önce savunma bütçesine eklenen milyarlarca sterlinlik paketin, yeni parti lideri Andy Burnham üzerinde ağır bir yük oluşturduğu yönünde. Starmer yönetiminin son haftalarında parlamento onayından geçirilen bu devasa askeri harcama planı, aslında siyasi bir veda hediyesi olarak nitelendirilirken, Burnham'ın hem bütçe disiplini hem de sosyal harcamalar konusundaki vaatlerini zora sokuyor. Uzmanlara göre bu karar, İşçi Partisi içinde derin bir görüş ayrılığına işaret ediyor ve partinin geleneksel seçmen tabanında rahatsızlık yaratıyor.
Arka plan: Bir veda paketi mi, yoksa siyasi bir tuzak mı?
Starmer, başbakanlık koltuğunu devretmeden önce, savunma sanayisine yönelik 10 yıllık bir harcama programını onayladı. Bu program kapsamında Kraliyet Donanması'na yeni nükleer denizaltılar, Hava Kuvvetleri'ne gelişmiş savaş uçakları ve kara kuvvetlerine modern zırhlı araçlar alınması planlanıyor. Toplam maliyetin 200 milyar sterlini aşacağı tahmin ediliyor. Starmer, bu hamlesini 'İngiltere'nin küresel güvenlikteki lider rolünü pekiştirme' olarak savunsa da, eleştirmenler bu adımın ülkenin karşı karşıya olduğu sağlık, eğitim ve altyapı krizlerini görmezden geldiğini belirtiyor. Burnham ise parti içi muhalefete rağmen bu bütçeyi savunmak zorunda kalıyor; aksi takdirde partisinin güvenlik konusundaki kararlılığı sorgulanabilir. Ancak bu durum, onu ekonomik vaatleriyle çelişen bir pozisyona itiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: NATO yükümlülükleri ve jeopolitik dengeler
Bu harcama artışı, İngiltere'nin NATO taahhütlerini yerine getirme çabasının bir parçası olarak sunuluyor. Ancak Orta Doğu'da artan gerilimler, Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği belirsizlikler ve Çin'in Asya-Pasifik'teki iddialı adımları, Londra'nın savunmaya daha fazla kaynak ayırmasını gerektiriyor. Starmer'in paketi, özellikle Doğu Avrupa'daki NATO müttefiklerine ek askeri varlık konuşlandırılmasını da içeriyor. Öte yandan, bu büyük harcama İngiltere'nin bütçe açığını derinleştirecek ve kamu borcunu artıracak. Burnham yönetimi, bir yandan sosyal refah harcamalarını koruma sözü verirken, diğer yandan bu askeri yükümlülükleri finanse etmek için vergi artışı veya başka kesintiler yapmak zorunda kalabilir. Bu ikilem, İşçi Partisi'nin 2029 seçimlerindeki şansını doğrudan etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin savunma harcamalarındaki bu artış, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Ankara, uzun süredir NATO içinde yük paylaşımı konusunda adalet çağrısı yaparken, Londra'nın bu adımı ittifak içindeki dengeleri değiştirebilir. Ancak Türkiye, kendi savunma sanayisinde yerli üretime ağırlık verirken, İngiltere'nin bu hamlesi iki ülke arasındaki savunma iş birliğine yeni bir boyut kazandırabilir. Özellikle ASELSAN ve BAE Systems arasındaki mevcut ortaklıkların derinleşmesi mümkün. Bununla birlikte, İngiltere'nin bu bütçeyi finanse etmek için sosyal harcamaları kısması, Türkiye'ye yönelik dış yardım veya kalkınma programlarında kesintiye yol açabilir. Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'deki askeri dengeler açısından ise, İngiltere'nin adadaki üslerine yapacağı yatırımların takip edilmesi gerekiyor. Sonuç olarak, Starmer'in vedası Burnham'ın boynuna pranga takarken, Türkiye bu durumu kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirebilir.