İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Fransa'nın Évian-Les-Bains kentinde düzenlenen G7 Zirvesi'ndeki ilk oturumu bekleme süresi, diplomatik açıdan son derece rahatsız ediciydi. Ukrayna'nın geleceğine ilişkin kritik bir toplantı öncesinde Starmer, ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskyy ile bir araya gelip gelmeyeceğinden emin değildi. Bu belirsizlik, Starmer'ın Batı ittifakı içindeki nüfuzunun ne kadar zayıfladığını açıkça ortaya koydu. Zirve boyunca İngiliz başbakanın, pozisyonunun zayıflığını kabul edercesine küçük konuşmalarla yetindiği ve ana tartışmaların dışında bırakıldığı bildirildi.
Starmer'ın zorlu diplomasi sınavı
G7 Zirvesi, dünyanın en büyük yedi ekonomisinin (ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya ve Kanada) liderlerini bir araya getiren önemli bir platformdur. Ancak Starmer için bu zirve, ekim ayında başbakanlık görevine gelmesinden bu yana en büyük diplomatik sınavlardan biri oldu. Özellikle Ukrayna konusunda Trump'ın tutumu ve Zelenskyy ile ilişkileri, İngiltere'nin ara bulucu rolünü sürdürüp sürdüremeyeceği sorusunu gündeme getirdi.
Kaynaklara göre Starmer, Trump ve Zelenskyy ile üçlü bir görüşme ayarlamak için yoğun çaba harcadı ancak bu görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği son ana kadar belirsiz kaldı. Bu durum, İngiltere'nin ABD ve Ukrayna arasında köprü kurma kapasitesinin sorgulanmasına yol açtı. Trump'ın geleneksel olarak İngiltere ile özel bir ilişki vurgusu yapmasına rağmen, Starmer'ın bu avantajı kullanmakta zorlandığı gözlemlendi.
Bölgesel ve küresel boyut
Starmer'ın G7'deki zor anları, İngiltere'nin Brexit sonrası uluslararası arenada giderek daralan manevra alanını yansıtıyor. Bir zamanlar AB ile ABD arasında bir köprü görevi gören İngiltere, şimdi her iki taraftan da daha az etkin bir aktör haline geliyor. Özellikle Ukrayna savaşı gibi hayati bir konuda, İngiltere'nin pozisyonunun ABD ve Avrupa arasında sıkıştığı görülüyor. Trump yönetiminin NATO'ya ve Ukrayna'ya desteği konusundaki belirsizliği, Starmer'ı daha kırılgan bir konuma itiyor. Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz gibi Avrupalı liderler, Ukrayna konusunda daha proaktif bir rol üstlenirken, Starmer'ın gölgede kaldığı belirtiliyor. Bu durum, G7'nin gelecekteki karar alma süreçlerinde İngiltere'nin etkisinin azalabileceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin Batı ittifakı içindeki etkisinin azalması, Türkiye'nin uluslararası dengelerdeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, özellikle Ukrayna-Rusya savaşında arabuluculuk rolü üstlenen bir aktör olarak, Batı içindeki güç dengelerindeki değişimleri yakından takip ediyor. Starmer'ın G7'de yaşadığı zorluklar, İngiltere'nin Türkiye ile ilişkilerini de etkileyebilir; zira İngiltere, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde ve NATO'daki konumunda önemli bir partner. Öte yandan, ABD'nin Ukrayna politikasındaki belirsizlikler, Türkiye'nin Karadeniz güvenliği ve tahıl koridoru anlaşması gibi konulardaki çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Bu nedenle, Starmer'ın zayıflaması, Türkiye'nin Washington ve Kiev ile doğrudan diyaloğunu daha da önemli hale getirebilir.