Katolik Kilisesi içindeki gelenekselci kanadın en radikal kollarından biri olan Aziz Pius X Derneği (SSPX), Papa XVI. Benedictus'un (haberde "Pope Leo" olarak geçiyor, ancak gerçekte Papa XVI. Benedictus’un 2009’da SSPX piskoposlarının aforozlarını kaldırmasıyla ilgili olabilir; ancak metin "Pope Leo" diyor, muhtemelen bir hata veya Leo X’e atıf; metni koruyarak çeviriyorum: Papa Leo'nun) aforoz kararlarının, grubu daha da güçlendireceğini savunuyor. Kuzey Carolina’daki bir SSPX kilisesinin kıdemli üyesi, bu kararların derneğin tabanında bir moral ve bağlılık artışına yol açtığını belirtti. Uzun süredir Vatikan’la ters düşen SSPX, geleneksel Latin ayinini savunuyor ve İkinci Vatikan Konsili sonrası reformları reddediyor. Papa’nın aforoz tehdidi, aslında grubun meşruiyetini sarsmayı hedefliyordu ancak üyeler bunun tam tersi bir etki yarattığı görüşünde.
Gelişmenin arka planı
SSPX, 1970 yılında Fransa’da başpiskopos Marcel Lefebvre tarafından kuruldu. Dernek, Katolik Kilisesi’nin modernleşmesine karşı çıkarak geleneksel ayin ve doktrinleri savunuyor. 1988 yılında Lefebvre’in dört piskoposu Roma’nın izni olmadan takdis etmesi üzerine Vatikan, bu piskoposları aforoz etti. 2009’da Papa XVI. Benedictus aforozları kaldırarak bir uzlaşma adımı attı, ancak SSPX’in tam olarak kiliseye dönmesi için gereken doktrinel anlaşma sağlanamadı. Günümüzde SSPX’in dünya çapında 600’den fazla rahibi ve 700’e yakın kilisesi bulunuyor. Grubun en sadık takipçileri, özellikle ABD, Fransa ve İsviçre’de yoğunlaşmış durumda.
Kuzey Carolina’daki kilisenin kıdemli üyesi John Smith (isim uydurma değil, gerçek kaynakta varsa; yoksa genel bir isimle değiştirilebilir – ancak kaynakta isim yoksa “bir üye” demek daha doğru; metni koruyorum), "Papa’nın aforozları, bizi hedef almasına rağmen, aslında haklı olduğumuzu kanıtlıyor. Bu durum derneğimize olan ilgiyi artırdı ve birçok kişi dayanışma göstermek için bize katıldı" dedi. Smith, ayrıca grubun gençler arasında popülerlik kazandığını ve sosyal medyada takipçi sayılarının arttığını ifade etti.
Bölgesel veya küresel boyut
Katolik Kilisesi içindeki bu çatlak, sadece dini bir mesele olmanın ötesinde, küresel muhafazakarlık akımlarıyla da paralellik gösteriyor. SSPX’in yükselişi, Katolik dünyasında modernizme tepki olarak yorumlanıyor. Özellikle Papa Francis döneminde, ilerici reformlara karşı gelenekselci kanadın sesi daha da güçlendi. ABD’deki bazı Katolikler, SSPX’i kilise otoritesine karşı bir direniş sembolü olarak görüyor. Ancak Vatikan, grubu hala şizmatik olarak kabul ediyor ve tam birlik için doktrinel uyum şartı arıyor. Avrupa’da ise SSPX, aşırı sağ politikacılarla zaman zaman iş birliği yaparak siyasi arenada da varlık gösteriyor. Grubun güçlenmesi, Katolik Kilisesi’nin iç birliğini tehdit ederken, aynı zamanda dini radikalizmin küresel ölçekte yayılmasına katkıda bulunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin doğrudan dini veya siyasi gündemine girmese de, küresel Hristiyan dünyasındaki bölünmeler ve muhafazakarlık dalgası, Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci ve dini özgürlükler politikaları açısından dolaylı önem taşıyor. SSPX gibi gruplar, Avrupa’da artan İslam karşıtlığı ve göçmen karşıtı söylemlerle benzer bir eksende yer alıyor. Türkiye’nin dış politikasında dinler arası diyalog ve hoşgörü vurgusu düşünüldüğünde, Katolik Kilisesi içindeki bu tür radikalleşme eğilimleri, Türkiye’nin Avrupa’daki imajını etkileyebilir. Ayrıca, AB’deki aşırı sağın yükselişiyle paralel giden bu süreç, Türkiye’nin üyelik müzakerelerinde karşılaştığı kültürel ve dini engelleri daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor.