Sri Lanka Yüksek Mahkemesi, tartışmalı Budist rahip Galagoda Atte Gnanasara'nın cumhurbaşkanlığı affını iptal etti. Başkent Kolombo merkezli sivil toplum kuruluşu Politika Alternatifleri Merkezi (CPA) ve 2010'dan bu yana zorla kaybedilen muhalif karikatürist Prageeth Eknaligoda'nın eşi Sandya Eknaligoda'nın açtığı dava sonucunda alınan karar, ülkede yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Affın İptaline Giden Süreç
Galagoda Atte Gnanasara, 2018 yılında Eknaligoda'nın kaybolmasıyla ilgili davada delil karartma ve yargıyı yanıltma suçlarından mahkûm edilmişti. Ancak 2019'da dönemin Cumhurbaşkanı Gotabaya Rajapaksa tarafından affedilmişti. Bu af, hem mağdur ailesi hem de sivil toplum kuruluşları tarafından uzun süredir tartışılıyordu. Yüksek Mahkeme, affın anayasal dayanaktan yoksun olduğunu ve yargı kararlarını hiçe saydığını belirterek iptal kararı verdi. Karar, Sri Lanka'da hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi yönünde atılmış somut bir adım olarak yorumlanıyor.
Prageeth Eknaligoda, 2010 yılında seçimlerden hemen önce ortadan kaybolmuştu. Kendisi, dönemin hükümetini eleştiren karikatürleriyle tanınıyordu. Eşi Sandya Eknaligoda, yıllardır kayıp eşinin akıbetini sorguluyor ve adalet mücadelesi veriyor. Yüksek Mahkeme'nin son kararı, bu mücadelede önemli bir aşama olarak kaydedildi. Sandya Eknaligoda, karar sonrası yaptığı açıklamada, 'Adaletin tecellisi için verdiğimiz mücadelede bir adım daha ilerledik. Ancak hâlâ eşimin nerede olduğunu bilmiyoruz' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Güney Asya'da yargı bağımsızlığı ve insan hakları ihlalleri sıklıkla tartışma konusu oluyor. Sri Lanka'da uzun süredir devam eden iç savaş sonrası dönemde, azınlıklara yönelik baskılar ve muhaliflere yönelik sindirme politikaları uluslararası kuruluşların raporlarına yansımıştı. Yüksek Mahkeme'nin bu kararı, ülkenin uluslararası itibarını onarma çabalarına katkı sağlayabilir. Ancak ülkede Budist milliyetçiliğinin yükselişi ve rahip Gnanasara gibi figürlerin etkisi göz önüne alındığında, kararın pratikte nasıl uygulanacağı belirsizliğini koruyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, kararı memnuniyetle karşıladı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Sri Lanka'yı geçmişte işlenen suçlarla yüzleşmeye ve kayıpların akıbetini araştırmaya çağırdı. Öte yandan, ülkedeki bazı Budist gruplar karara tepki göstererek rahibin yeniden tutuklanmasının toplumsal huzursuzluğa yol açabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye açısından bakıldığında, Sri Lanka'daki gelişme doğrudan bir dış politika meselesi olmasa da, küresel ölçekte yargı bağımsızlığı ve insan hakları standartlarına ilişkin tartışmaları besliyor. Türkiye'nin Güney Asya ile ekonomik ve stratejik ilişkileri sınırlı olsa da, bölgede istikrar ve hukuk devleti ilkesinin güçlenmesi, uluslararası sistemde kural temelli düzeni savunan ülkelerin ortak çıkarına hizmet ediyor. Ayrıca Sri Lanka, Türkiye'nin Asya'ya açılım politikasında potansiyel bir ortak olarak değerlendirilebilir; ancak iç siyasi istikrarsızlık ve insan hakları ihlalleri bu potansiyeli sınırlayan faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sri Lanka Yüksek Mahkemesi'nin kararı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, yargı bağımsızlığı ve insan hakları konusundaki küresel tartışmalara katkı sunuyor. Türkiye, uluslararası platformlarda hukukun üstünlüğünü ve demokratik değerleri savunuyor; bu tür gelişmeler, Türkiye'nin çok taraflı diplomasideki duruşunu güçlendirebilir. Ayrıca Güney Asya'da istikrarın tesisi, Türkiye'nin bölgesel ticaret ve yatırım olanaklarını artırabilir. Ancak Sri Lanka'daki iç dinamikler, Türkiye'nin bölgeye yönelik politikalarında temkinli olmasını gerektiriyor.