Sri Lanka'da yolsuzlukla mücadele komisyonu, eski Devlet Başkanı Mahinda Rajapaksa'nın oğlu Yoshitha Rajapaksa'yı (38) yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına aldı. Ülkenin bir dönem en güçlü siyasi ailesine yönelik son operasyon olarak nitelendirilen tutuklama, 22 Mayıs Çarşamba günü gerçekleşti. Yoshitha Rajapaksa'nın, devlet fonlarını yurtdışında eğitim için kullandığı iddia ediliyor. Bu gelişme, Rajapaksa ailesinin ülke siyasetindeki etkisinin zayıfladığı bir dönemde yaşanıyor.
Gelişmenin arka planı
Mahinda Rajapaksa, 2005-2015 yılları arasında Sri Lanka Devlet Başkanı olarak görev yaptı. İç savaşın sona erdirilmesindeki rolüyle ulusal kahraman ilan edilen Rajapaksa, aynı zamanda otoriter yönetimi ve yolsuzluk iddialarıyla eleştiriliyordu. 2022 yılında ülkenin tarihinin en büyük ekonomik krizine sürüklenmesiyle birlikte Rajapaksa ailesinin siyasi gücü hızla azaldı. Mahinda Rajapaksa, 2022'de başbakanlıktan istifa etmek zorunda kaldı; kardeşi ve dönemin devlet başkanı Gotabaya Rajapaksa ise ülkeyi terk etti. Yeni hükümet, yolsuzlukla mücadele kapsamında eski rejimin önde gelen isimlerine yönelik soruşturmaları hızlandırdı.
Yoshitha Rajapaksa, geçmişte kara para aklama ve rüşvet suçlamalarıyla da karşı karşıya kalmış ancak ailesinin siyasi nüfuzu sayesinde yargılanmaktan kurtulmuştu. Son tutuklamanın, ülkede hukukun üstünlüğü konusunda bir dönüm noktası olabileceği yorumları yapılıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Güney Asya'da yolsuzlukla mücadele, birçok ülke için hassas bir konu. Sri Lanka'daki bu gelişme, bölgedeki diğer ülkelerde de benzer süreçlerin hızlanmasına yol açabilir. Özellikle Hindistan ve Bangladeş gibi komşu ülkeler, siyasi hanedanların yargılanması konusunda Sri Lanka'yı örnek alabilir. Ayrıca, uluslararası toplum, Sri Lanka'nın yolsuzlukla mücadelede attığı bu adımı memnuniyetle karşılarken, ülkenin IMF ile yürüttüğü kurtarma programı kapsamında reform taahhütlerini yerine getirme konusunda da önemli bir sınav olarak değerlendiriyor. Sri Lanka'nın jeopolitik konumu, Çin ve Hindistan arasındaki rekabetin odağında olması nedeniyle, siyasi istikrar ve hukukun üstünlüğü konusu küresel aktörler için de kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sri Lanka'daki bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgesel istikrar açısından dolaylı öneme sahiptir. Türkiye, Güney Asya'da özellikle Pakistan ile yakın ilişkiler yürütüyor; Sri Lanka'daki siyasi dönüşüm, bölgede demokratik normların güçlenmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele konusundaki uluslararası işbirlikleri ve hukuk reformları, bu tür örneklerden ilham alabilir. Ekonomik boyutta ise, Sri Lanka'nın IMF programı kapsamında toparlanması, Türk şirketleri için yeni yatırım fırsatları doğurabilir. Ancak, gelişmenin doğrudan yansımaları sınırlı kalacaktır.