S&P 500 endeksi, 2020'nin dördüncü çeyreğinden bu yana en güçlü çeyreklik performansını sergileyerek günü yükselişle tamamladı. Endeks, yatırımcıların faiz indirimi beklentileri ve teknoloji hisselerindeki rallinin desteğiyle değer kazandı. Bloomberg Television, Bloomberg Radio ve YouTube'da Romaine Bostick, Katie Greifeld, Carol Massar ve Tim Stenovec'in sunduğu kapanış bülteninde, piyasaların ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına ilişkin iyimserlikle yön bulduğu belirtildi.
Gelişmenin Arka Planı
2024'ün üçüncü çeyreği, teknoloji hisseleri öncülüğünde güçlü bir yükselişe sahne oldu. S&P 500, çeyrek boyunca yaklaşık %5,5 artış kaydederek 2020'nin son çeyreğinden bu yana en iyi dönemini yaşadı. Yatırımcılar, Fed'in eylül ayında faiz indirimine gideceğine dair artan beklentilerle risk iştahını artırdı. Enflasyon verilerinin beklentiler doğrultusunda gelmesi ve iş gücü piyasasının yavaşlama sinyalleri vermesi, faiz indirimi ihtimalini güçlendirdi. Özellikle Nvidia, Microsoft ve Amazon gibi büyük teknoloji şirketlerinin hisseleri, yapay zeka yatırımlarının getirilerine ilişkin iyimserlikle yükseldi.
Bloomberg kapanış bülteninde, piyasa katılımcılarının aynı zamanda jeopolitik gelişmeleri de yakından izlediği vurgulandı. Orta Doğu'daki gerginlikler ve Çin ekonomisindeki yavaşlama, risk iştahını sınırlayan faktörler olarak öne çıksa da, genel olarak iyimser hava korundu. Tahvil piyasalarında, 10 yıllık Hazine tahvil faizi %3,8 seviyesinin altında seyrederek hisse senetlerini destekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD borsalarındaki bu güçlü performans, küresel piyasalara da olumlu yansıdı. Asya ve Avrupa borsaları, Wall Street'teki pozitif seyirden etkilenerek günü yükselişle tamamladı. Japonya'da Nikkei 225 endeksi, ABD teknoloji hisselerine paralel olarak değer kazandı. Avrupa'da ise DAX ve FTSE 100 endeksleri, faiz indirimi beklentileri ve zayıflayan euro/dolar paritesinin ihracatçı şirketlere katkısıyla yükseldi.
Ancak analistler, yükselişin sürdürülebilirliği konusunda temkinli. Fed yetkililerinin son dönemdeki açıklamaları, faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin belirsizlikleri koruyor. Ayrıca ABD başkanlık seçimleri yaklaşırken, piyasalarda oynaklık artabilir. Yatırımcılar, önümüzdeki hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verileri ve enflasyon göstergelerine odaklanmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD borsalarındaki yükseliş, gelişmekte olan piyasalar için olumlu bir sinyal olsa da Türkiye üzerindeki doğrudan etkisi sınırlı. Ancak küresel risk iştahının artması, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere sermaye girişini kolaylaştırabilir. Ayrıca Fed'in faiz indirimi beklentileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini yüksek tutma stratejisi üzerinde baskıyı hafifletebilir. Dolar/TL kuru, küresel likidite koşullarının iyileşmesiyle bir miktar rahatlayabilir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü riskleri (yüksek enflasyon, cari açık) nedeniyle, bu olumlu küresel havanın kalıcı olması için yapısal reformların hayata geçirilmesi gerekiyor.