Somali'nin orta kesimlerindeki Jowhar kenti, çatışma, iklim değişikliği ve uluslararası yardımların kesilmesi gibi çoklu krizlerin kesişim noktasında bulunuyor. Ülkedeki en büyük insani yardım sağlayıcısı olan ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın (USAID) faaliyetlerini durdurma kararı alması, bölge halkını sel felaketine karşı savunmasız bırakıyor. Jowhar sakinleri, bir yandan artan sel riskiyle mücadele ederken diğer yandan temel hizmetlerden mahrum kalmanın endişesini yaşıyor.
Yardımların çekilmesi ve artan kırılganlık
USAID, yıllardır Somali'de gıda güvenliği, sağlık, eğitim ve altyapı projelerine milyonlarca dolar aktararak ülkenin en büyük bağışçısı konumundaydı. Ancak ajansın son dönemde faaliyetlerini askıya alması, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan milyonlarca insanı doğrudan etkiledi. Jowhar'da da durum farklı değil: Daha önce USAID tarafından finanse edilen sel kontrol projeleri, su arıtma tesisleri ve tarımsal destek programları durduruldu. Bu durum, bölge halkının hem geçim kaynaklarını hem de hayatta kalma mücadelesini zora soktu.
Jowhar, Şabelle Nehri kıyısında yer alıyor ve her yıl yağışlı sezonlarda ciddi sel riskiyle karşı karşıya kalıyor. Nehir yatağının düzenlenmesi, setlerin güçlendirilmesi ve erken uyarı sistemleri gibi hayati öneme sahip projeler, uluslararası fonların kesilmesiyle birlikte yarıda kaldı. Yerel yetkililer, sel sularının tarım arazilerini ve yerleşim yerlerini sular altında bırakabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle nehir kenarındaki gecekondularda yaşayan yüz binlerce insan, koruyucu altyapının yokluğunda büyük tehlike altında.
İklim değişikliği ve çatışma sarmalı
Somali, iklim değişikliğinin en sert vurduğu ülkelerden biri. Son yıllarda art arda yaşanan kuraklıklar, ardından gelen ani seller, tarımsal üretimi ve hayvancılığı olumsuz etkiledi. Jowhar gibi nehir kıyısındaki kentler, hem kuraklık hem de sel arasında sıkışmış durumda. Ülkenin iç kesimlerinden gelen iç göçmenler, zaten kıt olan kaynakları daha da baskı altına alıyor.
Öte yandan, El Şebab örgütünün bölgedeki varlığı güvenlik sorunlarını derinleştiriyor. Jowhar, hükümet güçleri ile örgüt militanları arasında zaman zaman çatışmalara sahne oluyor. Bu istikrarsızlık, insani yardım kuruluşlarının bölgeye erişimini zorlaştırıyor ve yardımların etkin dağıtımını engelliyor. USAID'in çekilmesi, bu zorlu koşullarda faaliyet gösteren diğer yardım kuruluşları üzerindeki yükü de artırmış durumda. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar, Somali'deki insani ihtiyaçların her geçen gün arttığını ancak finansmanın yetersiz kaldığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Somali'de etkin bir aktör olarak öne çıkıyor. Ankara, insani yardım, altyapı yatırımları ve güvenlik işbirliği alanlarında Somali hükümetiyle yakın ilişkiler yürütüyor. USAID'in çekilmesiyle oluşan boşluk, Türkiye'nin bölgedeki insani ve kalkınma yardımlarını artırması için bir fırsat olabilir. Ancak Türkiye'nin de ekonomik zorluklarla mücadele ettiği göz önüne alındığında, bu boşluğu tek başına doldurması zor görünüyor. Yine de Türkiye, somali'deki etkinliğini korumak ve insani krizi hafifletmek için uluslararası ortaklarla işbirliğini güçlendirebilir. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki çıkarlarını da doğrudan etkiliyor.