Somaliland, 1991 yılında Somali’den bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana uluslararası tanınma arayışını sürdürüyor. Yaklaşık otuz yıldır fiili bir devlet olarak işlev gören Somaliland, son dönemde İsrail ile geliştirdiği ilişkiler sayesinde tanınma yolunda önemli bir adım attı. Bu gelişme, Kızıldeniz’deki güç mücadelesinde yeni bir cephe açarken, bölgesel aktörlerin dikkatini Somaliland’a çevirmesine neden oldu. Özellikle İsrail’in bölgedeki güvenlik çıkarları, Somaliland’ın stratejik konumunu daha da önemli hale getiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Somaliland, 1991’de Somali’den ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. O tarihten bu yana kendi hükümetini, parasını ve ordusunu kuran Somaliland, uluslararası toplum tarafından tanınmayı başaramamıştı. Ancak son yıllarda, özellikle Kızıldeniz’de artan jeopolitik rekabet, Somaliland’ı yeniden gündeme taşıdı. Bölge, Babülmendep Boğazı üzerinden dünya ticaretinin önemli bir kısmına ev sahipliği yapıyor. İsrail, bu stratejik su yolunun güvenliğini sağlamak ve İran’ın bölgedeki etkisini dengelemek amacıyla Somaliland ile yakın işbirliği kurdu.
İsrail’in Somaliland ile ilişkileri, ilk olarak 2020 yılında kamuoyuna yansıdı. İsrail, Somaliland’da bir ofis açarak burayı bölgedeki operasyonları için bir üs olarak kullanmayı hedefledi. Karşılığında Somaliland’a tanınma desteği sağlanacağı belirtildi. Bu hamle, başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere bazı Körfez ülkelerinin de dikkatini çekti. BAE, Yemen’deki Husi isyancılara karşı mücadelede Somaliland’ı önemli bir müttefik olarak görüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Somaliland’ın tanınma süreci, sadece bölgesel değil aynı zamanda küresel bir boyut kazandı. Kızıldeniz, dünya deniz ticaretinin %10’undan fazlasına ev sahipliği yapıyor ve bu nedenle her büyük güç için stratejik öneme sahip. Çin’in Cibuti’deki askeri üssü, ABD’nin Camp Lemonnier’i ve Fransa’nın bölgedeki varlığı, Kızıldeniz’in ne kadar rekabetçi bir alan olduğunu gösteriyor. Somaliland, Berbera limanını geliştirerek bu rekabette kendine yer bulmaya çalışıyor. İsrail ile yapılan anlaşmalar, bu limanın modernizasyonunu hızlandıracak ve Somaliland’ı bölgesel bir ticaret merkezi haline getirebilir.
Ancak bu gelişmeler, Somali hükümeti tarafından endişeyle karşılanıyor. Somali, Somaliland’ın bağımsızlık ilanını tanımıyor ve ülkenin toprak bütünlüğünü korumak için uluslararası destek arıyor. Somali’nin bu konuda Türkiye gibi müttefikleri bulunuyor. Öte yandan, Etiyopya’nın denize erişim ihtiyacı da Somaliland’ı önemli kılıyor. Etiyopya, Berbera limanını kullanarak dış ticaretini çeşitlendirmek istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali ile güçlü ilişkileri ve Kızıldeniz’deki askeri varlığı (Mogadişu’daki üs) nedeniyle Somaliland’ın bağımsızlık girişimlerine mesafeli yaklaşıyor. Somaliland’ın uluslararası tanınması, Somali’nin toprak bütünlüğünü zayıflatabilir ve Türkiye’nin Somali ile olan ikili ilişkilerine zarar verebilir. Ayrıca, İsrail’in bölgede artan etkisi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz’deki çıkarlarıyla çatışabilir. Türkiye, Kızıldeniz’deki güç dengesini korumak ve Somali’nin egemenliğini desteklemek için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Bölgesel istikrarın sağlanması, Türkiye’nin enerji ve ticaret rotaları açısından kritik önem taşıyor.