Somali'nin başkenti Mogadişu'da, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ertelenmesine duyulan öfke silahlı çatışmaya dönüştü. İki siyasi grup arasında başlayan çatışmalar, kentin bazı bölgelerinde sivillerin evlerini terk etmesine neden oldu. Görgü tanıkları, ağır silahların kullanıldığı çatışmaların en yoğun olarak hükümet binalarının bulunduğu bölgede yaşandığını bildiriyor. Sağlık kaynakları, ölen ve yaralananlar olduğunu ancak sayının henüz netleşmediğini aktarıyor. Bu gelişme, Somali'nin zaten kırılgan olan siyasi istikrarını daha da tehdit ediyor ve ülkeyi yeni bir krizin eşiğine getiriyor.
Seçimler Neden Ertelendi?
Somali'de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Şubat 2021'de yapılması planlanıyordu. Ancak federal hükümet ile eyalet yönetimleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle seçimler defalarca ertelendi. En son olarak, Federal Hükümet ile Puntland ve Jubbaland gibi eyaletler arasında seçim takvimi ve oy kullanma prosedürleri konusunda yaşanan görüş ayrılıkları, sürecin tıkanmasına yol açtı. Muhalefet partileri, Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Muhammed'i (Farmajo) seçimleri kendi lehine ertelemekle suçluyor. Farmajo ise suçlamaları reddederek, seçimlerin ancak tüm tarafların anlaşmasıyla yapılabileceğini savunuyor. Bu siyasi kriz, daha önce de zaman zaman şiddete dönüşen protestolara sahne oluyordu.
Çatışmaların fitilini ateşleyen gelişme ise, hükümete yakın güçler ile muhalif milisler arasında başkentte yaşanan bir dizi gerginlik oldu. Taraflar birbirlerini saldırıyı başlatmakla suçlarken, Mogadişu sokakları adeta savaş alanına döndü. Somali ordusunun bazı birimlerinin de çatışmalara dahil olduğu, ancak genel olarak ordunun tarafsız kalmaya çalıştığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Somali'deki bu çatışma, yalnızca ülkenin iç işleri değil, aynı zamanda bölgesel güçlerin de yakından izlediği bir kriz. Özellikle Etiyopya, Kenya ve Cibuti gibi komşu ülkeler, Somali'deki istikrarsızlığın kendi topraklarına sıçramasından endişe ediyor. Ayrıca, Afrika Birliği'nin Somali'deki barış gücü misyonu (AMISOM), bu çatışmaların önlenmesi için kilit bir rol oynuyor. Ancak AMISOM birliklerinin çekilme takvimi ve finansman sorunları, krizi daha da karmaşık hale getiriyor.
Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler Somali Özel Temsilcisi James Swan, "seçimlerin bir an önce ve barışçıl bir şekilde yapılması için tüm aktörlerin diyalog masasına dönmesi gerektiğini" vurguladı. ABD ve Avrupa Birliği de benzer açıklamalarla seçim sürecinin hızlandırılmasını talep etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali ile uzun yıllara dayanan köklü ilişkilere sahip. Özellikle 2011 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mogadişu ziyaretiyle başlayan yakınlaşma, kalkınma yardımları, askeri eğitim ve ticari işbirlikleriyle derinleşti. Türkiye'nin Somali'deki en büyük yatırımı olan Mogadişu Havalimanı'nın işletmesi ve Türk şirketlerinin üstlendiği altyapı projeleri, bu ilişkinin somut göstergeleri. Yaşanan siyasi kriz ve şiddet olayları, Türkiye'nin Somali'deki kazanımlarını tehdit edebilir. Özellikle Türk askeri personelinin eğitim verdiği Somali ordusunun bölünmesi, Türkiye'nin güvenlik stratejisini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, tarafları uzlaşmaya çağırarak krizin çözümünde arabulucu rolü üstlenebilir. Ayrıca, Somali'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki deniz güvenliğini de etkileyebileceğinden, Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir.