Dünya Kupası'nda görev yapacak ilk Somalili hakem olarak tarihe geçen Abdullahi Sougue, ABD'ye giriş vizesinin reddedilmesinin ardından memleketi Mogadişu'da kahraman gibi karşılandı. Eski bir darı ambarı işçisi olan Sougue, FIFA kokartını takarak çıktığı futbol yolculuğunda, ülkesinin iç savaş ve yoksulluğuna rağmen başarıya ulaşan bir sembol haline gelmişti. Ancak ABD'de düzenlenecek turnuvaya katılmak için yaptığı vize başvurusu, güvenlik gerekçeleriyle reddedildi. Sougue'nin durumu, ABD'nin özellikle Müslüman ülke vatandaşlarına yönelik vize politikalarının eleştirilmesine yol açtı.
Gelişmenin arka planı
Sougue, Somali Futbol Federasyonu'nun desteğiyle FIFA tarafından düzenlenen bir hakemlik kursunda yeteneklerini kanıtladı ve 2023'te Dünya Kupası hakem kadrosuna seçildi. Bu, Somali gibi istikrarsız bir ülke için büyük bir gurur kaynağıydı. Ancak Sougue, turnuva için ABD'ye seyahat etmek üzere vize başvurusunda bulunduğunda, ABD Büyükelçiliği'nden ret cevabı aldı. Resmi gerekçe, "Somali'deki güvenlik durumu ve potansiyel göç riski" olarak açıklandı. Sougue, bu kararı "futbolun birleştirici gücünün tanınmaması" olarak nitelendirdi.
Somali hükümeti ve futbol camiası, Sougue'ye destek için seferber oldu. Başkent Mogadişu'da düzenlenen karşılama töreninde binlerce kişi bir araya geldi. Sougue, ülkesinde "barış elçisi" ilan edildi. Olay, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Pek çok kullanıcı, ABD'nin Somali gibi ülkelere uyguladığı vize kısıtlamalarını eleştirirken, FIFA'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Sougue'nin vize reddi, sadece bireysel bir mağduriyet olmanın ötesinde, ABD'nin göç ve vize politikalarının spor üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Afrika Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar, konuyu gündemlerine taşıdı. Uzmanlar, bu tür engellemelerin, küresel spor organizasyonlarının kapsayıcılık ilkesine zarar verdiğini belirtiyor. Ayrıca, Somali'nin istikrar kazanma çabalarına olumsuz yansıyabileceği ifade ediliyor. ABD'nin bu kararı, özellikle Müslüman ülkelerden gelen sporculara yönelik ayrımcılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Öte yandan, Somali'de artan terör saldırıları ve devam eden siyasi kriz, ülkenin uluslararası imajını olumsuz etkiliyor. Sougue'nin başarısı, bu olumsuz tabloyu değiştirme potansiyeli taşırken, yaşanan vize sorunu bu fırsatı baltalıyor. Bölgesel güçler olan Kenya ve Etiyopya, Somali'ye desteğini açıklarken, Türkiye'nin de bu konuda arabuluculuk yapabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali ile yakın dostluk ilişkileri yürüten bir ülke olarak, yaşanan bu vize krizinde arabuluculuk rolü üstlenebilir. Ankara, Mogadişu'da büyükelçilik açmış, kalkınma projeleri ve askeri eğitim programları ile Somali'nin istikrarına katkı sağlamaktadır. Sougue'nin vize reddi, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Somali'ye verdiği desteğin bir yansıması olarak yeniden gündeme gelebilir. Ayrıca, bu olay, ABD'nin Türkiye'ye de zaman zaman uyguladığı vize kısıtlamalarıyla benzerlik taşıması açısından, Ankara'nın diplomatik söylemlerinde kullanabileceği bir örnek teşkil edebilir. Küresel anlamda sporun siyasallaşmasına karşı duruş sergileyen Türkiye, FIFA nezdinde girişimlerde bulunabilir.