Somali'nin başkenti Mogadişu'da, hükümet güçleri ile muhalif siyasetçilere bağlı milisler arasında Perşembe günü çıkan silahlı çatışmaların ardından, Somali Enformasyon Bakanlığı Cuma günü yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin kentin iki bölgesinde düzeni yeniden sağladığını duyurdu. Çatışmalar, sivil halkın büyük korku ve panik yaşamasına neden olurken, bazı siviller evlerini terk etmek zorunda kaldı. Enformasyon Bakanı Osman Dubbe, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin duruma tamamen hakim olduğunu ve halkın güvenliğinin sağlandığını belirtti.
Gelişmenin arka planı: Siyasi kriz ve seçim belirsizliği
Mogadişu'daki çatışmalar, Somali'de Şubat 2021'de sona eren cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ertelenmesiyle derinleşen siyasi krizin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Devlet Başkanı Muhammed Abdullahi Fermacu'nun görev süresinin dolmasına rağmen, seçimlerin ertelenmesi muhalefet partilerinin tepkisine neden olmuştu. Muhalif liderler, Fermacu'yu anayasayı ihlal etmekle suçluyor. Çatışmaların yaşandığı Mogadişu'nun Hodan ve Wardhigley bölgeleri, muhalif siyasetçilerin güçlü olduğu bölgeler olarak biliniyor.
Çatışmalarda ölen veya yaralanan olup olmadığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, görgü tanıkları yoğun silah sesleri duyulduğunu ve bazı evlerin isabet aldığını ifade etti. Birleşmiş Milletler Somali Misyonu (UNSOM), tüm taraflara itidal çağrısı yaparak, sivillerin korunması gerektiğini vurguladı. Afrika Birliği'nin Somali'deki barış gücü ATMIS de çatışmaların sona ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut: Somali'de istikrar arayışı
Somali, 1990'lardan bu yana iç savaş, terör ve kuraklık gibi birçok krizle boğuşuyor. Ülkede 2012'de kurulan federal hükümet, Eş-Şebab örgütüyle mücadele ve siyasi istikrarı sağlama çabalarına rağmen hala kırılgan bir yapıya sahip. Son çatışmalar, ülkenin siyasi geçiş sürecinde karşılaştığı zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi. Uluslararası toplum, Somali'de seçimlerin bir an önce yapılması ve diyalog yoluyla uzlaşı sağlanması çağrısında bulunuyor. Özellikle ABD ve Avrupa Birliği, Somali hükümetine seçim sürecini ilerletmesi için baskı yapıyor.
Somali'deki istikrarsızlık, sadece ülke içinde değil, bölgesel olarak da etkili oluyor. Eş-Şebab terör örgütü, Kenya ve Etiyopya gibi komşu ülkelerde saldırılar düzenlerken, deniz haydutluğu da önemli bir tehdit oluşturuyor. Afrika Boynuzu bölgesinde istikrar, küresel deniz ticareti ve enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip. Bu nedenle Mogadişu'daki gelişmeler, uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali ile tarihsel bağlara sahip olup, 2011 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mogadişu ziyaretinin ardından iki ülke arasındaki ilişkiler stratejik ortaklık düzeyine yükselmiştir. Türkiye, Somali'de kalkınma yardımları, askeri eğitim, altyapı projeleri ve sağlık hizmetleri gibi birçok alanda faaliyet göstermektedir. Bu nedenle Somali'deki siyasi istikrarsızlık ve güvenlik sorunları, Türkiye'nin bölgedeki yatırımlarını ve diplomatik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Somali hükümetiyle yakın işbirliği içinde olup, istikrarın sağlanması ve seçim sürecinin barışçıl bir şekilde tamamlanması için çaba göstermektedir. Bu çerçevede, Ankara'nın Mogadişu'daki gelişmeleri endişeyle takip ettiği ve tarafları diyaloga çağırdığı değerlendirilmektedir.