Somali'nin başkenti Mogadişu'dan yaklaşık 90 kilometre uzaklıktaki bir köyden yola çıkan 30 yaşındaki bir anne, ağır yetersiz beslenen 3 yaşındaki kızını sırtında taşıyarak üç gün boyunca yürüdü. Kismayo kentindeki bir hastaneye ulaşan anne, kızının hayatını kurtarmak için verdiği mücadeleyle ülkedeki çocuk açlığı acil durumunu dünya kamuoyunun gündemine taşıdı. Hastane yetkilileri, küçük kızın tedavi altına alındığını ancak durumunun ciddiyetini koruduğunu belirtti.
Kuraklık ve çatışma kuşağında çocukluk
Somali'de son yıllarda etkisini artıran kuraklık, ülkenin güneyindeki tarım ve hayvancılıkla geçinen toplulukları derinden sarstı. Üst üste gelen yağışsız mevsimler, otlakların kurumasına ve hayvan sürülerinin telef olmasına yol açtı. Bu durum, ailelerin geçim kaynaklarını yok ederken, çocukların beslenme durumunu da kritik seviyelere çekti.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Somali'de 1,8 milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya. Ülke genelinde sağlık altyapısının yetersizliği, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ailelerin temel sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırıyor. Kismayo gibi şehirlerdeki hastaneler, çevre köylerden gelen ağır vakalarla dolup taşıyor.
Uzmanlar, yetersiz beslenmenin sadece açlık değil, aynı zamanda bağışıklık sistemini zayıflatarak hastalıklara karşı direnci düşürdüğünü vurguluyor. Bu durum, özellikle beş yaş altı çocuklarda ölüm riskini önemli ölçüde artırıyor. Somali'de her yıl binlerce çocuk, önlenebilir nedenlerle hayatını kaybediyor.
Uluslararası yardım çağrıları ve yetersiz fon
Birleşmiş Milletler ve çeşitli yardım kuruluşları, Somali'deki insani krize dikkat çekmek için çağrılarını sürdürüyor. Ancak küresel ekonomik zorluklar ve diğer kriz bölgelerinin gölgesinde, Somali'ye yönelik yardım fonları ihtiyacın altında kalıyor. 2023 yılında yapılan insani yardım çağrısının yalnızca yarısından azı karşılanabildi.
Kismayo'daki hastane yetkilileri, son haftalarda yetersiz beslenme şikayetiyle başvuran hasta sayısında artış olduğunu belirtiyor. Sağlık çalışanları, özellikle uzak bölgelerden gelen ailelerin günlerce yürüyerek sağlık merkezlerine ulaşmaya çalıştığını ifade ediyor. Bu durum, acil müdahale gerektiren vakaların zamanında tedavi edilmesini zorlaştırıyor.
Somali hükümeti, uluslararası toplumdan daha fazla destek talep ederken, ülke içinde de beslenme programlarının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütülüyor. Ancak güvenlik sorunları ve altyapı eksiklikleri, bu çabaların etkinliğini sınırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Afrika Boynuzu'nda artan insani krizlere yönelik aktif bir diplomasi ve yardım politikası izliyor. Somali'deki açlık krizi, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım kapasitesini ve nüfuzunu test eden bir unsur olarak öne çıkıyor. Ankara, hem ikili ilişkiler hem de İslam İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde Somali'ye yönelik yardımlarını sürdürüyor. Krizin derinleşmesi, Türkiye'nin bölgedeki istikrar ve güvenlik çıkarlarını da etkileyebilir; zira açlık ve yoksulluk, radikal grupların istismar edebileceği bir zemin yaratıyor. Türkiye'nin insani diplomasi hamleleri, bölgesel etkinliğini pekiştirme fırsatı sunarken, uluslararası toplumun da dikkatini çekiyor.