Slovakya Başbakanı Robert Fiko, 25 Eylül Cuma günü yaptığı açıklamada, iktidar koalisyonundaki küçük ortak partide yaşanan anlaşmazlık nedeniyle sol-milliyetçi hükümetin parlamentodaki dar çoğunluğunu kaybedebileceğini söyledi. Seçimlere bir yıl kala ortaya çıkan bu siyasi belirsizlik, ülkenin istikrarını ve AB içindeki konumunu tehdit ediyor.
Koalisyon Krizi Nasıl Ortaya Çıktı?
Slovakya'da 2023 genel seçimlerinin ardından kurulan dört partili koalisyon hükümeti, başlangıçtan beri kırılgan bir yapıya sahipti. Başbakan Robert Fiko liderliğindeki Yön-Sosyal Demokrasi (Smer-SD) partisi, aşırı sağcı Slovak Ulusal Partisi (SNS), ılımlı solcu Ses-Sosyal Demokrasi (Hlas-SD) ve muhafazakâr Slovakya Partisi'nden oluşan koalisyon, parlamentodaki 150 sandalyenin 79'una sahip. Bu, yalnızca dört sandalye fazlasıyla çoğunluk anlamına geliyor.
Krizin merkezinde, koalisyonun küçük ortaklarından biri olan Hlas-SD içindeki iç çekişmeler yer alıyor. Parti içinde bazı milletvekillerinin hükümetin politikalarından memnun olmadığı ve özellikle ekonomi ve sosyal politikalar konusunda farklı görüşler dile getirdiği belirtiliyor. Fiko, yaptığı açıklamada, "Koalisyon ortaklarımızdan birinde yaşanan sorunlar, hükümetin parlamentodaki çoğunluğunu riske atıyor. Bu durum, yasama sürecini tıkayabilir ve erken seçim ihtimalini gündeme getirebilir" dedi.
Slovak basınına göre, Hlas-SD içindeki hoşnutsuz milletvekilleri, özellikle sağlık ve eğitim reformlarına yönelik eleştirilerini artırmış durumda. Ayrıca, partinin lideri ve Meclis Başkanı Peter Pellegrini'nin istifa ederek cumhurbaşkanlığına aday olması, parti içindeki dengeleri sarsmış durumda. Pellegrini'nin ayrılığı sonrası Hlas-SD'nin yeni lideri, Fiko hükümetine olan desteği sorgulamaya başladı.
Seçimlere Bir Yıl Kala Siyasi Belirsizlik
Slovakya'da bir sonraki genel seçimlerin 2027 sonbaharında yapılması planlanıyor. Ancak koalisyon içindeki çatlaklar, erken seçim olasılığını güçlendiriyor. Muhalefet partileri, hükümetin istikrarsızlığını fırsat bilerek erken seçim çağrılarını yükseltiyor. Anketlere göre, Fiko'nun partisi Smer-SD hâlâ en güçlü siyasi aktör konumunda, ancak oy oranında düşüş eğilimi var. Hlas-SD'nin ise koalisyondan ayrılması durumunda seçim barajını geçip geçemeyeceği belirsiz.
Uzmanlar, koalisyonun dağılması halinde ülkenin siyasi istikrarının zarar göreceğini ve ekonomik reformların askıya alınabileceğini belirtiyor. Slovakya, euro para birimini kullanan bir ülke olarak, AB içinde önemli bir ekonomik aktör. Siyasi belirsizlik, yatırımcı güvenini sarsabilir ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir.
Ayrıca, Slovakya'nın Ukrayna'ya askeri yardım konusundaki tutumu da koalisyon içinde tartışma yaratıyor. Fiko, göreve geldiğinden bu yana Ukrayna'ya silah yardımını durdurmuş ve Rusya ile diyalogdan yana bir politika izlemişti. Bu tutum, koalisyon ortakları arasında görüş ayrılıklarına neden oluyor. Hlas-SD ve Slovakya Partisi'nin bazı üyeleri, Batı ittifakı içinde kalmanın önemini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Slovakya'daki siyasi çalkantı, Orta Avrupa'da son yıllarda artan istikrarsızlık eğiliminin bir parçası olarak görülüyor. Polonya'da 2023 seçimleri sonrası yaşanan hükümet değişikliği, Çekya'da koalisyon içi gerilimler ve Macaristan'da Viktor Orban'ın otoriterleşme eleştirileri, bölgede siyasi dalgalanmaların arttığını gösteriyor. Slovakya, NATO ve AB üyesi bir ülke olarak Batı ittifakı içinde stratejik bir konuma sahip. Ülkedeki istikrarsızlık, ittifak içindeki karar alma süreçlerini yavaşlatabilir.
Özellikle Ukrayna savaşı bağlamında, Slovakya'nın pozisyonu kritik önem taşıyor. Fiko hükümeti, Ukrayna'ya askeri destek konusunda isteksiz davranırken, AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarına da mesafeli yaklaşıyor. Koalisyonun dağılması ve erken seçim, Slovakya'nın dış politikasında yeni bir yön çizmesine neden olabilir. Bu durum, AB'nin Rusya karşısındaki birliğini zayıflatabilir.
Ekonomik açıdan ise Slovakya, otomotiv ve elektronik üretiminde Avrupa'nın önemli merkezlerinden biri. Siyasi belirsizlik, yabancı yatırımları olumsuz etkileyebilir ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Avrupa Birliği'nin yeşil dönüşüm ve dijitalleşme hedefleri doğrultusunda Slovakya'nın alacağı kararlar da bu süreçten etkilenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Slovakya'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri ve bölgesel dengeler açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Slovakya, AB içinde Türkiye'nin üyelik sürecine mesafeli yaklaşan ülkelerden biri olsa da, Orta Avrupa'da istikrarlı bir hükümetin varlığı, AB'nin genişleme ve komşuluk politikalarında dengeli bir tutum sergilemesine katkı sağlayabilir. Koalisyon krizi sonrası Slovakya'nın AB içindeki etkinliği azalırsa, bu durum Türkiye'nin lehine bir güç boşluğu yaratmayabilir; aksine, AB'nin iç sorunlarla meşgul olması, Türkiye ile ilişkilerde yeni açılımları geciktirebilir. Ayrıca, Slovakya'nın Ukrayna konusundaki tutumu, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü etkileyebilir. Türk iş dünyası için Slovakya, Orta Avrupa'da önemli bir ticaret ortağı; siyasi belirsizlik, mevcut yatırımları riske atabilir. Bu nedenle, Slovakya'daki gelişmeler, Türkiye'nin Avrupa stratejisinde dikkate alması gereken bir faktör olarak öne çıkıyor.