Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, ülkenin yeni Stratejik Komuta Karargahı'nın (Octagon olarak bilinen) açılış töreninde yaptığı konuşmada, bağımsız bir Filistin devleti kurulmadığı sürece Orta Doğu'da kalıcı bir barışın sağlanamayacağını vurguladı. Sisi, 'Filistin halkının meşru haklarını teslim etmeden, bağımsız ve egemen bir devlet kurmadan bölgede sürdürülebilir bir barış mümkün değildir' ifadelerini kullandı. Mısır lideri, 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti kurulması yönündeki geleneksel Arap tutumunu yineledi.
Gelişmenin Arka Planı
Sisi'nin bu açıklaması, Mısır'ın yeni askeri karargahı Octagon'un resmi açılış töreninde yapıldı. Üst düzey askeri yetkililer ve bakanların katıldığı törende Sisi, Mısır'ın ulusal güvenlik stratejisinin temel unsurlarını sıralarken Filistin meselesine özel bir vurgu yaptı. Mısır, uzun yıllardır İsrail-Filistin barış sürecinde arabulucu rolü oynuyor ve özellikle Gazze Şeridi'ndeki ateşkes görüşmelerinde kilit bir aktör konumunda bulunuyor. Sisi, 'Mısır, Filistin davasını her platformda desteklemeye devam edecek ve iki devletli çözüm için uluslararası çabaları sürdürecektir' dedi.
Mısır'ın bu açıklaması, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini genişlettiği ve Gazze'deki insani krizin derinleştiği bir döneme denk geldi. Uluslararası toplum, iki devletli çözümün giderek daha fazla tehdit altında olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimci sayısı son on yılda önemli ölçüde arttı ve bu durum Filistin topraklarının bölünmesine yol açıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sisi'nin bu çıkışı, Mısır'ın Arap dünyasında Filistin meselesine verdiği önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Özellikle son dönemde İsrail ile ilişkilerini normalleştiren BAE, Bahreyn ve Fas gibi ülkelerin aksine Mısır, 1979 Camp David Anlaşması'ndan bu yana İsrail ile diplomatik ilişkilerini sürdürmesine rağmen Filistin devleti konusundaki tutumunu koruyor. Sisi, 'Mısır'ın güvenliği Filistin'in güvenliğiyle ayrılmaz bir bütündür' diyerek Kahire'nin bu konudaki kararlılığını vurguladı.
Öte yandan, ABD ve Avrupa Birliği gibi Batılı aktörler de iki devletli çözümü resmen desteklemekle birlikte, İsrail hükümetinin izlediği politikalar karşısında somut adımlar atmakta zorlanıyor. Sisi'nin konuşması, Filistin meselesinin Arap kamuoyunda hâlâ sıcak bir konu olduğunu ve bölge liderlerinin bu konuda taviz vermeyeceğini gösteriyor. Mısır'ın ayrıca Gazze'nin yeniden inşası ve Filistin yönetiminin güçlendirilmesi için uluslararası fon sağlama çabaları da devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır'ın Filistin devleti vurgusu, Türkiye'nin de uzun süredir savunduğu iki devletli çözüm teziyle örtüşüyor. Ankara, Filistin davasına verdiği destekle bilinirken, Sisi'nin bu açıklaması Türkiye-Mısır ilişkilerinde ortak bir zemin oluşturabilir. Ancak iki ülke arasında son yıllarda yaşanan siyasi gerilimler, bu konuda işbirliğini sınırlandırıyor. Türkiye, Filistin konusunda daha aktif bir rol üstlenmek isterken, Mısır'ın arabuluculuk rolüyle rekabet ediyor. Bölgesel düzeyde, Filistin devleti talebinin güçlenmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını ve İsrail ile olan ilişkilerini de dolaylı olarak etkileyebilir.