ABD Temsilciler Meclisi'nde 27 Ağustos'ta Cumhuriyetçi Joe Wilson (Güney Karolina) ve Demokrat Bill Keating (Massachusetts) tarafından sunulan SRBIJA Act, Sırbistan'a yönelik yaptırımlar ve vize kısıtlamaları getirmeyi amaçlıyor. Tasarı, Batı Balkanlar'da demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve istikrarı baltaladığı iddia edilen 'kötü niyetli aktörlere' yaptırım uygulanmasını öngörüyor. Ancak tasarının, hedef aldığı Sırp liderliğini güçlendirebileceği ve bölgesel dengeleri sarsabileceği belirtiliyor.
Tasarının Arka Planı ve Kapsamı
SRBIJA Act (Sırbistan Sorumluluk ve Batı Balkanlar İstikrar Yasası), adını Sırbistan'ın uluslararası kısaltmasından alıyor. Tasarı, Sırbistan'da demokratik kurumları zayıflattığı, yargı bağımsızlığını hiçe saydığı, medya özgürlüğünü kısıtladığı ve etnik gruplar arasında gerilim yarattığı düşünülen kişilere yönelik yaptırım ve vize yasakları getiriyor. Ayrıca, ABD hükümetine Sırbistan'ın Avrupa-Atlantik entegrasyon sürecini gözden geçirme ve insan hakları ihlallerini raporlama çağrısı yapıyor. Tasarının metni henüz tam olarak kamuoyuna açıklanmadı; ancak tasarıyı hazırlayanlar, Sırbistan Devlet Başkanı Aleksandar Vučić ve çevresindeki isimleri hedef aldıklarını gizlemiyor. Vučić, 2014'ten bu yana başbakan ve ardından cumhurbaşkanı olarak ülkeyi yönetiyor; Batılı gözlemciler, onun döneminde basın özgürlüğünün gerilediğini, seçimlerin adil olmadığını ve yolsuzluğun arttığını sık sık dile getiriyor. Tasarı, Sırbistan'ın Kosova ile normalleşme müzakerelerindeki tutumunu da eleştiriyor ve Belgrad'ın Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmamasını not ediyor.
Wilson ve Keating, tasarıyı sunarken yaptıkları açıklamada, Sırbistan'ın Batı yönelimini kaybetmemesi gerektiğini vurguladı. İki isim, Sırbistan'ın AB üyelik sürecinde ilerleme kaydedemediğini ve demokratik gerilemenin hızlandığını belirtti. Ancak tasarının yasalaşması için Kongre'nin her iki kanadından da geçmesi ve başkan tarafından imzalanması gerekiyor; bu da önümüzdeki aylarda yoğun bir lobi faaliyeti anlamına geliyor.
Yaptırımların Ters Etki Riski
Uzmanlar, Sırbistan'a yönelik yaptırımların istenmeyen sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Belgrad merkezli düşünce kuruluşu Balkan Araştırmaları Merkezi'nden bir analist, 'Yaptırımlar, Vučić'in 'dış güçler bize komplo kuruyor' söylemini güçlendirebilir. Bu da milliyetçi tabanını konsolide etmesine ve Batı karşıtı söylemi daha da sertleştirmesine yol açabilir' diyor. Nitekim Vučić, geçmişte ABD ve AB'nin kendisine yönelik eleştirilerini 'Sırbistan'a müdahale' olarak nitelendirmişti. Tasarının yasalaşması halinde, Sırbistan'ın Rusya ve Çin ile ilişkilerini daha da derinleştirmesi ve bölgede istikrarsızlığı artırması muhtemel görülüyor.
Öte yandan, tasarının Sırbistan'daki muhalefet ve sivil toplum üzerindeki etkisi belirsiz. Muhalefet partileri, yaptırımların demokratikleşme yönünde baskı oluşturabileceğini savunurken, bazı aktivistler, yaptırımların halkı değil seçkinleri hedeflemesi gerektiğini vurguluyor. Ancak Vučić'in kontrolündeki medya, tasarıyı 'Sırbistan'a saldırı' olarak yansıtarak kamuoyunu yönlendirebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Balkanlar, son yıllarda Rusya'nın etkisini artırdığı ve AB'nin genişleme sürecinin yavaşladığı bir bölge olarak dikkat çekiyor. Sırbistan, Kosova ile ilişkilerin normalleşmesi konusunda AB arabuluculuğundaki diyalogda mesafe kat edemedi; ayrıca Bosna-Hersek'teki Sırp Cumhuriyeti entitesi üzerinden bölgesel istikrarı tehdit eden açıklamalar yapıyor. ABD'nin Sırbistan'a yönelik yaptırım hamlesi, Batı'nın bölgede etkinlik kurma çabasının bir parçası olarak görülüyor. Ancak bu hamlenin, Sırbistan'ı daha da köşeye sıkıştırarak alternatif ittifaklara itebileceği endişesi var.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin tek taraflı yaptırımları, transatlantik ilişkilerde gerginlik yaratabilir. AB, Sırbistan'a yönelik yaptırım konusunda temkinli; çünkü AB üyelik müzakereleri halen devam ediyor ve yaptırımların müzakere sürecini rayından çıkarabileceğinden korkuluyor. Rusya ise tasarıyı 'Batı'nın hegemonya aracı' olarak nitelendirerek Sırbistan'a destek mesajları veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Batı Balkanlar'da istikrarın korunmasına ve bölgesel işbirliğine önem veriyor. Sırbistan ile Türkiye arasında son yıllarda ekonomik ve siyasi ilişkiler gelişti; Vučić, Türkiye'yi sık sık ziyaret ediyor ve iki ülke arasında ticaret hacmi artıyor. ABD'nin Sırbistan'a yaptırım uygulaması, Türkiye'nin bölgedeki dengeleri gözeterek hareket etmesini gerektirebilir. Türkiye, Kosova'nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olarak, Belgrad ile Priştine arasındaki diyalogda yapıcı rol oynamayı sürdürüyor. Yaptırımların Sırbistan'ı Rusya'ya daha da yakınlaştırması, Türkiye'nin bölgedeki enerji ve ulaştırma projelerini (TürkAkım, Orta Koridor) etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Batı'nın tek taraflı yaptırımlarının bölgesel istikrarsızlığa yol açmasından endişe duyuyor; bu nedenle diplomatik kanalları açık tutarak denge politikası izlemeye devam edecek gibi görünüyor.