BELGRAD - Sırbistan Devlet Başkanı Aleksandar Vučić, Pazar günü yaptığı açıklamayla görevinden istifa ettiğini duyurdu. İkinci ve son beş yıllık görev süresini sonlandıran bu karar, ülkede erken cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kapısını aralıyor. Vučić'in istifası, ekim ayında yapılması planlanan erken parlamento seçimleri öncesinde siyasi dengeleri yeniden şekillendirecek.
Siyasi Kariyerinde Yeni Dönem
Aleksandar Vučić, 2014'ten bu yana başbakanlık ve 2017'den bu yana cumhurbaşkanlığı görevlerini yürütüyordu. Sırbistan İlerici Partisi'nin (SNS) lideri olarak ülke siyasetine yön veren Vučić, istifa kararını "sorumluluk" olarak nitelendirdi. Ancak gözlemciler, bu hamlenin erken seçimleri hızlandırma ve SNS'nin parlamento çoğunluğunu güvence altına alma amacı taşıdığını belirtiyor.
Vučić'in istifası, Sırbistan'da aylardır süren protestoların ardından geldi. Mayıs 2023'te ülke çapında düzenlenen silahlı saldırılar sonrasında patlak veren gösteriler, hükümetin istifa etmesi çağrılarıyla sonuçlanmıştı. Muhalefet, Vučić'i otoriterleşmek ve medya özgürlüğünü kısıtlamakla suçluyordu.
Erken Seçim Kararı ve Beklentiler
İstifa kararı, Sırbistan'ın Avrupa Birliği (AB) yolculuğunda kritik bir döneme denk geliyor. AB, Sırbistan'ın Kosova ile normalleşme sürecini ve demokratik reformları yakından takip ediyor. Vučić'in istifası, Brüksel'de karışık tepkilere yol açtı; bazı AB yetkilileri erken seçimlerin demokratik meşruiyeti güçlendirebileceğini savunurken, diğerleri istikrarsızlık endişesi taşıyor.
Erken parlamento seçimlerinin 15 Ekim'de yapılması bekleniyor. Anketler, SNS'nin hâlâ en güçlü siyasi parti olduğunu gösteriyor; ancak muhalefetin birleşik cephe oluşturma çabaları seçim sonuçlarını etkileyebilir. Vučić'in istifası sonrası cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de aynı tarihte mi yoksa ayrı bir takvimde mi yapılacağı henüz netleşmedi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sırbistan, Batı Balkanlar'ın istikrarı açısından kilit bir ülke konumunda. Vučić'in istifası, Rusya-Ukrayna savaşı gölgesinde bölgesel dengeleri etkileyebilir. Sırbistan, Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmayarak Batı ile ilişkilerinde hassas bir denge yürütüyordu. Erken seçimler, bu politikaların geleceğini belirleyecek.
Öte yandan, Sırbistan'ın AB üyelik müzakereleri 2014'ten bu yana devam ediyor ancak Kosova meselesi ve iç siyasi reformlar nedeniyle yavaş ilerliyor. Vučić sonrası dönemde AB'nin genişleme sürecine ivme kazandırma çabaları artabilir. Ancak milliyetçi söylemlerin güçlenmesi, süreci tersine çevirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki siyasi değişim, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından önem taşıyor. Türkiye ile Sırbistan arasında son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkiler güçlenmiş, karşılıklı üst düzey ziyaretler artmıştı. Vučić döneminde imzalanan anlaşmalar ve Türk yatırımları, Sırbistan'da istikrarın sürmesiyle doğrudan bağlantılı. Erken seçim sürecinde oluşabilecek bir siyasi belirsizlik, Türk iş insanlarının bölgedeki planlarını etkileyebilir. Ayrıca, Sırbistan'ın AB ve Rusya arasındaki denge politikası, Türkiye'nin Batı Balkanlar'daki arabuluculuk rolünü de şekillendirebilir. Türkiye, Kosova-Sırbistan diyalogunda aktif rol alarak bölgesel istikrara katkı sağlamayı hedefliyor; bu nedenle Belgrad'daki siyasi geçiş dikkatle izlenmeli.