Sırbistan'da 17 Aralık'ta düzenlenen erken parlamento seçimleri, 2012'den bu yana ülkenin siyasi sahnesine hâkim olan Aleksandar Vucic'in konumunu güçlendirdi. Resmi olmayan sonuçlara göre, Vucic'in liderliğindeki Sırp İlerleme Partisi (SNS) oyların yaklaşık yüzde 47'sini alarak 250 sandalyeli mecliste 128 milletvekili çıkardı. Ancak seçim, muhalefetin usulsüzlük iddiaları ve düşük katılım oranı nedeniyle tartışmalı geçti. Bu sonuç, Sırbistan'ın Avrupa Birliği üyelik sürecinde ve Kosova ile normalleşme müzakerelerinde yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Seçim Sonuçları ve Siyasi Denklem
Seçim kurulunun açıkladığı ilk sonuçlara göre, SNS'nin yanı sıra sosyalist müttefiki SPS yüzde 6,5 oy aldı. Ana muhalefet bloğu 'Sırbistan'ı Kurtaralım' koalisyonu ise yüzde 23 civarında oyla ikinci sırada yer aldı. Aşırı sağcı Dveri ve Zavetnici ittifakı yüzde 5 barajını aşarak meclise girdi. Seçime katılım oranı yüzde 58,5 olarak kaydedildi; bu oran 2022 seçimlerine göre hafif bir düşüşe işaret ediyor. Muhalefet partileri, özellikle başkent Belgrad'da oy sayımı sırasında usulsüzlükler yaşandığını öne sürerek sonuçlara itiraz etti. Uluslararası gözlemciler de seçim sürecinde basın özgürlüğü ve devlet kaynaklarının iktidar lehine kullanılması gibi konularda endişelerini dile getirdi.
Aleksandar Vucic, seçim gecesi yaptığı konuşmada zaferini ilan ederek, 'Sırbistan'ın istikrarı ve geleceği için halkın güvenini kazandık' dedi. Vucic, önümüzdeki dönemde ekonomik reformlara ve AB entegrasyonuna devam edeceklerini vurguladı. Ancak muhalefet liderleri, seçim sonuçlarının meşruiyetini sorgulayarak sokak protestolarına başladı. Belgrad'da binlerce kişi seçim sonuçlarını protesto etmek için toplandı. Bu gelişmeler, Sırbistan'da siyasi kutuplaşmanın derinleşebileceğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sırbistan seçimleri, Balkanlar'ın uzun süredir devam eden siyasi belirsizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Vucic'in 2012'den bu yana süren iktidarı, bölgede otoriter eğilimlerin güçlenmesi olarak yorumlanıyor. Sırbistan, AB üyelik müzakerelerinde ilerleme kaydetmek için Kosova ile ilişkilerini normalleştirmek zorunda. Ancak son dönemde Kosova ile yaşanan gerginlikler ve Sırbistan'ın Rusya ile yakın ilişkileri, Batı ile ilişkileri zorlaştırıyor. Seçim sonuçları, Sırbistan'ın AB'den uzaklaşarak Rusya ve Çin'e yönelme riskini artırabilir. Ayrıca, Bosna-Hersek'teki Sırp Cumhuriyeti entitesi üzerindeki etkisi ve bölgedeki milliyetçi söylemler, yeni bir istikrarsızlık kaynağı olabilir. AB ve ABD, Sırbistan'ın demokratik standartlarını ve Kosova ile diyalogunu yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki seçim sonuçları, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Sırbistan ile son yıllarda ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirdi; ticaret hacmi 2 milyar doları aştı ve Türk yatırımları önemli boyutlara ulaştı. Vucic'in zaferi, mevcut ikili ilişkilerin sürekliliği açısından olumlu görülebilir. Ancak Sırbistan'ın AB süreci ve Kosova ile diyalogu, Türkiye'nin Kosova'nın bağımsızlığını tanıması nedeniyle hassas bir denge oluşturuyor. Türkiye, bölgede istikrarın korunması ve Sırbistan'ın Batı ile entegrasyonunun devamını tercih ediyor. Seçim sonrası olası istikrarsızlık, Türkiye'nin Balkanlar'daki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, Sırbistan'daki gelişmeleri yakından takip ederek, bölgesel barış ve işbirliğini güçlendirmeye yönelik adımlar atmalı.