Sırbistan'da yaklaşık iki yıldır süren yolsuzluk karşıtı protestoların ardından ortaya çıkan Öğrenci Listesi (Studentska Lista), Devlet Başkanı Aleksandar Vučić'in Sırbistan İlerleme Partisi'ne (SNS) karşı en büyük seçim meydan okumasını oluşturuyor. Başkent Belgrad'da ve ülke genelinde yapılan son anketler, iktidar partisi ile öğrenci hareketinin desteklediği muhalefet bloğu arasındaki yarışın başa baş geçtiğini gösteriyor. Seçim, Vučić'in 2014'ten bu yana sürdürdüğü iktidarının en ciddi sınavı olarak değerlendiriliyor.
Protestolardan Sandığa: Öğrenci Hareketinin Yükselişi
Öğrenci Listesi, Kasım 2023'te Novi Sad'da bir tren istasyonunun çatısının çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesiyle başlayan protesto dalgasının siyasi bir harekete dönüşmesiyle doğdu. Başlangıçta hükümetin altyapı yolsuzluklarına ve ihmalkarlığına karşı tepki olarak doğan gösteriler, kısa sürede ülke çapına yayıldı. Öğrenciler, üniversitelerde örgütlenerek yerel seçim komiteleri oluşturdu ve halktan geniş destek topladı. Hareketin liderleri, siyasi partilerden bağımsız olduklarını ve yolsuzlukla mücadele, yargı bağımsızlığı, medya özgürlüğü ve çevre koruma gibi talepler etrafında birleştiklerini vurguluyor.
Öğrenci Listesi'nin adayları arasında üniversite öğrencileri, genç akademisyenler ve sivil toplum aktivistleri yer alıyor. Hareket, geleneksel muhalefet partilerinden farklı olarak yatay örgütlenme modelini benimsiyor ve taban demokrasisine vurgu yapıyor. Bu yapı, özellikle genç seçmenler ve kentli orta sınıf arasında güçlü bir çekim yaratmış durumda. Son anketlere göre, Öğrenci Listesi'nin desteklediği adaylar Belgrad, Novi Sad ve Niş gibi büyük şehirlerde önde gidiyor; ancak kırsal kesimde SNS hâlâ güçlü.
Seçim kampanyası boyunca Vučić ve SNS, öğrenci hareketini dış güçlerin maşası olmakla ve ülkeyi istikrarsızlaştırmakla suçladı. Hükümet yanlısı medya, protestoları ve Öğrenci Listesi'ni karalayan yayınlar yaptı. Buna karşın, bağımsız gözlemciler ve uluslararası kuruluşlar seçim sürecinde baskı ve sansür iddialarını dile getirdi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) seçim gözlem heyeti, kampanya döneminde iktidar partisinin devlet kaynaklarını avantajlı biçimde kullandığına dair raporlar hazırladı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sırbistan, Batı Balkanlar'ın en büyük ekonomisi ve aynı zamanda Rusya ile Avrupa Birliği arasında dengeli bir dış politika izleyen nadir ülkelerden biri. Vučić yönetimi, AB üyelik sürecini sürdürürken Moskova ile de yakın ilişkiler geliştirdi. Öğrenci hareketinin seçim başarısı, Sırbistan'ın dış politika yöneliminde değişikliğe yol açabilir. Hareketin liderleri, AB yanlısı bir çizgi izleyeceklerini ve demokratik standartları güçlendireceklerini belirtiyor. Ancak Rusya ile ilişkiler konusunda net bir tutum sergilemekten kaçınıyorlar.
Seçim sonucu, bölgesel istikrar açısından da kritik. Sırbistan ile Kosova arasındaki normalleşme süreci, Vučić'in iktidarda kalmasına bağlı olarak şekilleniyordu. Öğrenci hareketinin yükselişi, Kosova diyalogunda yeni bir sayfa açabilir veya süreci belirsizliğe sürükleyebilir. Ayrıca, Sırbistan'daki demokratik dönüşüm, otoriterleşme eğilimindeki diğer Balkan ülkeleri için de örnek teşkil edebilir. Avrupa Birliği, Sırbistan'daki seçimleri yakından izliyor; zira ülkenin demokratikleşmesi, AB genişleme politikasının kilit taşlarından biri.
Uluslararası yatırımcılar da seçim sonucunu bekliyor. Sırbistan, son yıllarda yabancı yatırım çeken bir ülke haline geldi; ancak yolsuzluk ve hukuk devleti zaafları yatırım ortamını olumsuz etkiliyor. Öğrenci hareketinin vaat ettiği reformlar, uzun vadede ekonomik istikrarı artırabilir. Ancak seçim sonrası olası bir koalisyon hükümeti veya erken seçim belirsizliği, kısa vadede piyasalarda dalgalanma yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki seçim, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Sırbistan ile son yıllarda ekonomik ve siyasi ilişkilerini güçlendirdi; Vučić ile kurulan yakın diyalog, bölgesel istikrar ve yatırımlar açısından kritik görülüyordu. Öğrenci hareketinin iktidara gelmesi halinde, Sırbistan'ın AB yanlısı çizgisi güçlenebilir ve bu durum Türkiye'nin bölgedeki denge politikasını etkileyebilir. Ancak hareketin henüz net bir dış politika vizyonu sunmaması, ilişkilerin seyrini belirsiz kılıyor. Türkiye, her iki senaryoda da ekonomik ilişkileri korumaya ve Kosova diyaloğunda yapıcı rol oynamaya odaklanacaktır. Seçim sonucu, Türk yatırımcılar için de risk ve fırsatları beraberinde getiriyor.