Singapur'da 40 yaş altındaki bekarların oranı 2025'te 2020'ye kıyasla belirgin şekilde arttı. Hükümetin Salı günü açıkladığı verilere göre, en hızlı artış 25-34 yaş grubunda görüldü. Bu bulgular, İstatistik Departmanı'nın on yılın ortasında yapılan ulusal hane halkı araştırması olan Genel Hane Halkı Araştırması'ndan (GHS) elde edildi. Singapur, düşük doğum oranları ve artan bekarlık oranlarıyla Asya'da demografik dönüşümün en keskin örneklerinden biri haline geliyor. Veriler, ülkenin uzun vadeli ekonomik ve sosyal politikalarını şekillendirecek.
Bekarlık ve evlilik eğilimleri
2025 yılında, 25-34 yaş arası Singapur vatandaşlarının yüzde 64'ü hiç evlenmemişti; bu oran 2020'de yüzde 57 idi. 35-39 yaş grubunda ise hiç evlenmemiş olanların oranı yüzde 25'ten yüzde 29'a yükseldi. 40-44 yaş arasında ise oran yüzde 15'ten yüzde 17'ye çıktı. Bekar sayısındaki artış, özellikle genç yetişkinler arasında evlenme eğiliminin giderek azaldığını gösteriyor. Uzmanlar bunu kariyer öncelikleri, yüksek yaşam maliyeti ve konut fiyatlarındaki artışa bağlıyor. Ayrıca, kadınların eğitim seviyesinin yükselmesi ve iş gücüne katılım oranının artması da evlilik yaşını öteliyor.
Singapur'da toplam doğurganlık hızı 2024'te kadın başına 1,04 çocukla tarihi en düşük seviyesine geriledi. Bu oran, nüfusun kendini yenilemesi için gereken 2,1 seviyesinin çok altında. Hükümet, doğumları teşvik etmek için izinler, nakit yardımlar ve konut sübvansiyonları gibi çeşitli politikalar uyguluyor. Ancak bu politikaların beklenen etkiyi yaratmadığı görülüyor. Aile yapısındaki değişim, Singapur'un yaşlanan nüfus sorununu daha da derinleştiriyor. 65 yaş üstü nüfus oranı 2025'te yüzde 19'a ulaştı ve 2030'da yüzde 25'i aşması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Singapur'daki bu eğilim, Doğu Asya ve Güneydoğu Asya'da da benzer bir tablo çiziyor. Japonya, Güney Kore ve Tayvan'da da evlilik ve doğum oranları tarihi dip seviyelerde. Güney Kore'de toplam doğurganlık hızı 2024'te 0,72 ile dünyanın en düşük seviyesindeydi. Japonya'da ise 2023'te 1,20'ye geriledi. Bu ülkelerde de bekarlık oranları hızla artıyor. Uzmanlar, bu durumun ekonomik büyüme, işgücü arzı ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratacağını belirtiyor. Hükümetler doğum teşvik paketleri ve göç politikalarını devreye soksa da kültürel değişimler ve ekonomik baskılar bu politikaların etkisini sınırlıyor. Asya'nın hızla yaşlanan nüfusu, küresel ekonomik dengeleri de değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'un demografik dönüşümü, Türkiye için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de doğurganlık hızı son on yılda düşüş eğiliminde; 2023'te 1,51 seviyesindeydi. Singapur'da olduğu gibi, gençler arasında evlilik yaşı erteleniyor ve bekarlık oranı artıyor. Bu durum, Türkiye'nin işgücü piyasası, sosyal güvenlik sistemi ve genç nüfus avantajını sürdürme kabiliyeti açısından riskler barındırıyor. Türkiye, benzer sosyal ve ekonomik politikalarla demografik dönüşümü yönetmeye çalışsa da, Singapur deneyimi mevcut teşviklerin yeterli olmadığını gösteriyor. Türk hükümeti, aile kurumunu güçlendirecek ve doğum oranını artıracak daha kapsamlı adımlar atmazsa, uzun vadede nüfus yapısı benzer sorunlarla karşılaşabilir.