Singapur, Endonezya'da orman ve turba yangınlarından kaynaklanan ve şehir devletini saran dumanın ardındaki şirketleri araştırmasını genişletti. Ulusal Çevre Ajansı (NEA), Endonezya'daki arazi imtiyazlarına ilişkin belge ve bilgi talebiyle 10 yerel kayıtlı şirkete bildirim gönderdi. Bu adım, sınır ötesi kirlilikle mücadelede daha sert önlemler alınacağının sinyalini veriyor.
Gelişmenin arka planı
Her yıl kuru mevsimde Endonezya'nın Sumatra ve Kalimantan adalarında palm yağı plantasyonları ve kağıt hamuru için arazi açma amacıyla yakılan orman ve turba yangınları, bölgede yoğun duman oluşturuyor. Bu duman, hakim rüzgarlarla Singapur ve Malezya'ya taşınıyor. 2015 ve 2019'daki büyük yangınlar, Singapur'da hava kalitesini tehlikeli seviyelere çıkarmış, okullar tatil edilmiş ve uçuşlar aksamıştı.
Singapur'un 2014'te yürürlüğe giren Sınır Ötesi Duman Kirliliği Yasası, ülke içinde faaliyet gösteren veya kayıtlı şirketlerin yurt dışında çevreye zarar veren faaliyetlerine karşı dava açılmasına olanak tanıyor. Yasa kapsamında NEA, şirketlerden Endonezya'daki arazi kullanım hakları, plantasyon sınırları ve yangınla mücadele politikaları hakkında bilgi isteyebiliyor. Daha önce 2020'de bir palm yağı şirketine para cezası kesilmişti.
Son genişleme, NEA'nın soruşturmayı daha önce belirlenen altı şirketten 10'a çıkardığını gösteriyor. Ajans, şirketlerin Endonezya'daki bağlı kuruluşları ve tedarik zincirleri üzerinden yangınlarla bağlantısını tespit etmeye çalışıyor. Endonezya hükümeti ise kendi ülkesindeki şirketlere yönelik soruşturmalarda egemenlik vurgusu yaparken, Singapur'un adımlarını dikkatle izliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Güneydoğu Asya'da sınır ötesi duman, uzun süredir çözülemeyen bir sorun. 2002'de imzalanan Sınır Ötesi Duman Kirliliği Anlaşması (AATHP) kapsamında ülkeler işbirliği taahhüt etse de yaptırım mekanizmaları zayıf kaldı. Singapur'un son hamlesi, ulusal yasalar yoluyla şirketleri sorumlu tutma çabası olarak öne çıkıyor. Bu tür adımlar, küresel olarak ormansızlaşma ve iklim değişikliğiyle mücadelede şirketlerin hesap verebilirliği tartışmalarına da paralellik gösteriyor.
Palm yağı endüstrisi, Endonezya ve Malezya ekonomileri için hayati önemde. Ancak son yıllarda artan çevresel baskılar ve AB'nin ormansızlaşmayla bağlantılı ürünlere yönelik düzenlemeleri, sektörü dönüşüme zorluyor. Singapur'un soruşturması, uluslararası alanda şeffaflık ve sürdürülebilirlik standartlarını güçlendirebilir. Öte yandan Endonezya, egemenlik gerekçesiyle dış müdahalelere karşı çıkabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, palm yağı ithalatında önemli bir pazar. Endonezya ve Malezya'dan yapılan palm yağı ithalatı, gıda ve kozmetik sektörlerinde kullanılıyor. Singapur'un soruşturması, küresel palm yağı tedarik zincirinde şeffaflık ve sürdürülebilirlik baskısını artırarak Türkiye'nin ithalat maliyetlerini ve tedarik güvenliğini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, çevresel duyarlılığı artan ticaret ortamında, kendi ormansızlaşma politikalarını gözden geçirme ihtiyacıyla karşılaşabilir. Doğrudan bir etki olmasa da küresel ticaret normlarındaki değişim, Türk firmaları için uyum gerektiren bir unsur olarak öne çıkıyor.