Singapur'da kamu alanlarının temizliğinden duyulan memnuniyet, 2023 yılında yüzde 91'e gerileyerek son yılların en düşük seviyesine indi. Singapore Management University (SMU) tarafından yapılan kapsamlı bir araştırmaya göre, özellikle umumi tuvaletler ve mahalle çevre alanlarındaki temizlik algısında belirgin bir düşüş yaşandı. Araştırma, vatandaşların bireysel sorumluluk bilincinin arttığını ancak genel memnuniyetin azaldığını ortaya koyuyor.
Gelişmenin Arka Planı ve Araştırma Detayları
SMU'nun düzenli olarak gerçekleştirdiği "Kamusal Temizlik Algı Araştırması"nın son bulguları, Singapur'un hijyen standartları konusundaki geleneksel başarısına gölge düşürdü. 2021'de yüzde 94 olan memnuniyet oranı, 2022'de yüzde 93'e, 2023'te ise yüzde 91'e düştü. Araştırma, ada genelinde 2.000'den fazla sakini kapsayan anketlerle gerçekleştirildi. Katılımcılar, özellikle kamu tuvaletlerinin temizliği, çöp kutularının yeterliliği ve mahalle parkları, yürüyüş yolları gibi ortak alanların bakımı konusunda olumsuz görüş bildirdi.
Uzmanlar, düşüşün pandemi sonrası normale dönüşle birlikte artan insan hareketliliği, temizlik personeli eksikliği ve bazı bölgelerde bakım hizmetlerindeki aksaklıklardan kaynaklanabileceğini belirtiyor. Ayrıca, araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta, katılımcıların yüzde 78'inin ortak alanların temiz tutulmasından kendilerini "kişisel olarak sorumlu" hissettiğini söylemesi. Bu oran, son üç yılda kademeli bir artış gösteriyor. Ancak bu artan bireysel sorumluluk bilincine rağmen, kamusal temizlik memnuniyetinin düşmesi, altyapı ve denetim eksikliklerine işaret ediyor.
Singapur Ulusal Çevre Ajansı (NEA) yetkilileri, araştırma sonuçlarını ciddiye aldıklarını ve özellikle tuvalet temizliği konusunda yeni denetim mekanizmaları ve temizlik personeli takviyesi planladıklarını açıkladı. Ayrıca, "Temizlik Şampiyonları" adı verilen gönüllü programın genişletileceği ve okullarda hijyen eğitimine ağırlık verileceği belirtildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Singapur, uzun yıllar boyunca "temiz ve yeşil şehir" imajıyla küresel bir marka haline gelmişti. Bu imaj, ülkenin turizm, yatırım ve yaşam kalitesi sıralamalarındaki başarısının temel taşlarından biriydi. Ancak son araştırma, bu algının sarsılmaya başladığını gösteriyor. Asya-Pasifik bölgesinde hızla kentleşen diğer ülkeler de benzer sorunlarla boğuşuyor. Örneğin, Hong Kong, Seul ve Tokyo gibi metropollerde de kamusal temizlik memnuniyetinde dalgalanmalar görülüyor. Pandemi sonrası dönemde birçok ülke, artan nüfus ve ziyaretçi akınına bağlı olarak temizlik hizmetlerinde zorlanıyor.
Singapur'un durumu, gelişmekte olan ülkelere de örnek teşkil ediyor: Ekonomik kalkınma ve teknolojik ilerleme, tek başına kamusal temizliği garanti etmiyor; sürekli yatırım, toplumsal katılım ve etkili denetim gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, yetersiz temizlik ve sanitasyon koşulları küresel olarak her yıl milyonlarca insanın sağlığını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle Singapur'daki düşüş, yalnızca yerel bir mesele olarak görülmemeli; küresel kentleşme politikaları için bir uyarı sinyali olarak değerlendirilmeli.
Öte yandan, araştırmanın olumlu bir yönü de var: Halkın bireysel sorumluluk bilincindeki artış, toplumsal dayanışma ve katılımcı temizlik kampanyaları için umut verici. Singapur hükümeti, "Temiz ve Yeşil Singapur" vizyonu doğrultusunda 2030 hedeflerini güncellerken, bu tür araştırmalar politika yapıcılar için yol gösterici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'daki kamusal temizlik memnuniyetindeki düşüş, Türkiye için doğrudan bir dış politika veya güvenlik meselesi olmasa da, kent yönetimi ve kamu sağlığı açısından önemli çıkarımlar sunuyor. Türkiye'nin büyük şehirleri, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir, benzer şekilde artan nüfus ve turizm baskısıyla karşı karşıya. Kamusal alanların temizliği, hem vatandaş memnuniyeti hem de uluslararası imaj açısından kritik. Singapur'un deneyimi, düzenli algı araştırmalarının ve toplumsal katılımın önemini gösteriyor. Türkiye, yerel yönetimler aracılığıyla temizlik hizmetlerinde dijital takip sistemleri ve gönüllü programlarla bu alandaki performansını artırabilir. Ayrıca, salgın sonrası dönemde hijyen standartlarına yatırım, kamu sağlığı ve turizm gelirleri için stratejik bir öncelik olmalı.