Nepal'in Trishuli Nehri havzasında meydana gelen yıkıcı sellerin üzerinden bir haftadan fazla zaman geçmesine rağmen, en ağır hasar gören bölgelerin bazılarına hâlâ karayoluyla ulaşılamıyor. CNA ekibi, helikopterle Trishuli Nehri boyunca uçarak yıkımın boyutlarını görüntüledi. Yetkililer, sel sularının altyapıyı ciddi şekilde tahrip ettiğini ve kurtarma çalışmalarının zorlu arazi koşulları nedeniyle yavaş ilerlediğini belirtiyor.
Felaketin Arka Planı ve İlk Müdahale
Nepal, son yılların en şiddetli muson yağışlarının tetiklediği sellerle sarsıldı. Trishuli Nehri, Himalaya eteklerinden beslenerek ülkenin orta kesimlerinden geçiyor ve bu kez debisi normalin çok üzerine çıkarak çevresindeki yerleşim yerlerini sular altında bıraktı. İlk belirlemelere göre onlarca kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi evsiz kaldı ve binlerce dönüm tarım arazisi zarar gördü.
Felaketin ardından Nepal hükümeti bölgeye askeri helikopterler ve kurtarma ekipleri sevk etti. Ancak birçok köy ve kasabaya giden yolların heyelanlar ve sel suları nedeniyle kapanması, yardım malzemelerinin ulaştırılmasını güçleştiriyor. CNA'nın havadan görüntülediği bölgede, nehir yatağının genişlediği, köprülerin yıkıldığı ve evlerin çatılarına kadar su altında kaldığı görülüyor.
Bölgede mahsur kalan bazı köylüler, günlerdir temiz su ve gıda sıkıntısı çektiklerini, iletişim hatlarının kesildiğini aktarıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, özellikle salgın hastalık riskine dikkat çekerek acil yardım çağrısı yapıyor. Nepal Kızılhaç Derneği, sel bölgesinde çadır kentler kurmaya başladı ancak ihtiyacın büyüklüğü karşısında kaynakların yetersiz kaldığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal'in coğrafi konumu, iklim değişikliğinin etkilerini daha da ağırlaştırıyor. Himalaya bölgesindeki buzul erimeleri ve düzensiz muson yağışları, son yıllarda Güney Asya'da sel felaketlerinin sıklığını ve şiddetini artırdı. Uzmanlar, benzer felaketlerin önümüzdeki yıllarda daha sık yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Nepal gibi altyapısı kırılgan ülkelerde, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve dayanıklı altyapı yatırımları hayati önem taşıyor.
Uluslararası toplumdan henüz kapsamlı bir yardım kampanyası başlatılmadı. Hindistan ve Çin, bölgeye sınırlı da olsa insani yardım gönderme sinyali verdi. Birleşmiş Milletler, Nepal hükümetiyle koordinasyon halinde olduğunu ve ihtiyaç değerlendirmesi yaptığını açıkladı. Ancak ulaşım zorlukları nedeniyle yardımların dağıtımı gecikebilir.
Bu felaket, aynı zamanda Güney Asya'da sınır aşan nehirlerin yönetimi konusundaki işbirliği eksikliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Trishuli Nehri, Nepal içinde doğuyor ve Hindistan'a uzanıyor. İki ülke arasında su paylaşımı ve taşkın yönetimi konusunda mevcut mekanizmalar olsa da, etkin uygulama konusunda sorunlar yaşanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel iklim krizinin yol açtığı insani felaketlerin boyutunu göstermesi açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda deprem ve sel gibi doğal afetlerde uluslararası yardım çağrılarına katılıyor ve AFAD ile Kızılay üzerinden insani yardım gönderiyor. Bu tür olaylar, Türkiye'nin afet yönetimi kapasitesini ve uluslararası insani diplomasi rolünü güçlendirmesi için bir fırsat olabilir. Ayrıca, iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olayları, Türkiye'nin de dahil olduğu Akdeniz kuşağında benzer riskleri artırıyor; bu nedenle erken uyarı ve altyapı dayanıklılığı yatırımları Türkiye için de öncelikli olmalı.