Singapur Ulusal Çevre Ajansı (NEA) tarafından açıklanan verilere göre, 2026 yılının ilk aylarında şehir devletinde iki aylık denetim döngüleri başına kaydedilen ortalama fare yuvası sayısı yaklaşık 2 bin 900 seviyesine geriledi. Bu rakam, 2025 yılı boyunca kaydedilen yaklaşık 4 bin 900 ortalama yuvaya kıyasla yüzde 40'lık bir düşüşe işaret ediyor. NEA, bu azalmanın, son yıllarda yoğunlaştırılan haşere kontrol önlemleri ve toplum katılımının bir sonucu olduğunu belirtti. Singapur, tropikal iklimi nedeniyle fare popülasyonunun kolayca artabildiği bir bölge olarak biliniyor ve yetkililer bu alanda sürekli mücadele yürütüyor.
Azalmanın ardındaki stratejiler ve kamu katılımı
NEA, azalan fare yuvası sayılarını, 2024'ten bu yana uygulanan entegre haşere yönetimi stratejisine bağlıyor. Bu strateji kapsamında, yemleme istasyonlarının sayısı artırıldı, atık toplama sıklığı iyileştirildi ve halka yönelik eğitim kampanyaları düzenlendi. Özellikle yemek merkezleri ve konut alanları gibi yoğun noktalarda düzenli denetimler yapılıyor. NEA ayrıca, farelerin yuva yapabileceği çöp birikintilerinin temizlenmesi için belediyelerle iş birliğini güçlendirdi. Yetkililer, vatandaşların da atıklarını doğru şekilde atmaları ve açık alanlarda yiyecek bırakmamaları gerektiğini vurguluyor. Bu toplumsal farkındalık, sayıların düşmesinde önemli bir etken olarak değerlendiriliyor.
Singapur'da fare kontrolü, halk sağlığı açısından kritik bir öneme sahip. Fareler, leptospiroz ve hantavirüs gibi hastalıkları taşıyabiliyor. Bu nedenle NEA, düzenli olarak fare popülasyonu izleme çalışmaları yürütüyor. 2026 başındaki veriler, yalnızca yuva sayılarındaki düşüşü değil, aynı zamanda fare kaynaklı şikayetlerde de azalma olduğunu gösteriyor. Örneğin, 2025'te ortalama 1.200 olan aylık fare şikayeti sayısı, 2026'nın ilk iki ayında 700'ün altına indi.
Bölgesel ve küresel boyut: Şehir devletlerinin haşere yönetimi modeli
Singapur'un bu başarısı, benzer tropikal ve yoğun nüfuslu bölgeler için bir model oluşturuyor. Güneydoğu Asya'da hızlı kentleşme ve iklim değişikliği, haşere popülasyonlarını artıran faktörler arasında yer alıyor. Örneğin, Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da da fare sayılarında artış yaşanırken, Singapur'un entegre yönetim yaklaşımı diğer ülkeler tarafından inceleniyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de kentsel haşere kontrolünde veriye dayalı stratejileri teşvik ediyor. Singapur'un periyodik denetimler ve halk katılımını birleştiren modeli, maliyet etkin ve sürdürülebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor.
Küresel ölçekte ise fare popülasyonu, gıda güvenliği ve halk sağlığı riskleri nedeniyle izleniyor. İklim değişikliğinin daha sıcak ve nemli koşullar yaratması, farelerin üreme döngülerini hızlandırabiliyor. Bu bağlamda Singapur'un verileri, proaktif önlemlerin olumlu etkisini gösteriyor. Özellikle şehir devletlerinin sınırlı alana sahip olması, haşere kontrolünü daha hızlı ve etkili hale getirebiliyor. Ancak yoğunluk, aynı zamanda risklerin de yayılma hızını artırıyor. Bu nedenle Singapur'un sürekli izleme ve hızlı müdahale sistemi, diğer büyükşehirler için örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, Türkiye için doğrudan bir dış politika veya güvenlik konusu olmasa da, kentsel haşere yönetimi açısından dersler içeriyor. Türkiye, özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde fare popülasyonuyla mücadele ediyor. NEA’nın veri odaklı ve toplum katılımlı modeli, Türk belediyeleri için ilham verici olabilir. Ayrıca Singapur’un başarısı, küresel sağlık güvenliği bağlamında önemli; çünkü iklim değişikliğiyle artan haşere kaynaklı hastalıklar, Türkiye’yi de etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye’nin de benzer entegre stratejiler geliştirmesi, halk sağlığı ve turizm açısından faydalı olacaktır.