Singapur'da 2025 yılına ilişkin resmi verilere göre, evlenme oranı bir önceki yıla kıyasla yüzde 6,2 oranında geriledi. Ülkede yaşayanların ebeveyn olma yaşı da yükselirken, devlet tarafından ödenen babalık iznini kullanan babaların sayısında dikkate değer bir artış kaydedildi. Singapur İstatistik Kurumu'nun yayımladığı yıllık rapora göre, bu eğilim Asya-Pasifik bölgesinde benzer demografik dönüşümlerle paralellik gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rapora göre, 2025 yılında Singapur'da kaydedilen evlilik sayısı 28 bin 400 olarak gerçekleşti. Bu, 2024'teki 30 bin 300 evliliğe kıyasla önemli bir düşüş. Aynı dönemde, ilk kez ebeveyn olan çiftlerin ortalama yaşının 30'ların ortalarına çıktığı belirtiliyor. Hükümetin 2020'de başlattığı dört haftalık ücretli babalık izni uygulaması da babaların aile hayatına daha fazla katılmasını teşvik ediyor; ancak bu durum, evlilik ve doğurganlık oranlarını henüz istenen seviyeye çıkarabilmiş değil. Uzmanlar, yaşam maliyetlerinin artması, kariyer öncelikleri ve konut sahibi olma zorluklarının bu eğilimin başlıca nedenleri arasında olduğunu vurguluyor.
Bölgesel Bağlam ve Küresel Boyut
Singapur'daki bu demografik değişim, Asya'nın gelişmiş ekonomilerinde gözlemlenen genel bir durumun yansıması. Japonya ve Güney Kore'nin düşük doğum oranlarıyla mücadelesi, Tayvan ve Tayland'da da benzer endişeler yaratıyor. Bölgede hükümetler, çocuk bakım sübvansiyonları, esnek çalışma saatleri ve vergi teşvikleri gibi politikalarla gençleri evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya teşvik etmeye çalışıyor. Ancak bu politikalar, kültürel normlar ve ekonomik baskılar karşısında sınırlı başarı elde ediyor. Singapur'un deneyimi, benzer sosyo-ekonomik dinamiklere sahip kent devletleri ve metropoller için dersler barındırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de son yıllarda evlenme yaşı yükselirken doğurganlık oranları düşüş eğiliminde. Singapur'un karşılaştığı sorunlar, yaşam maliyetleri ve barınma güçlükleri bakımından büyük şehirlerdeki Türk aileleri için de geçerli. Hükümetin aile destek politikaları benzer bir model izlese de, kültürel farklılıklar başarıyı etkileyebilir. Singapur verileri, teşviklerin tek başına yeterli olmadığını, yapısal değişimlerin gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin demografik dönüşüm sürecini yönetirken bu deneyimi dikkate alması, sürdürülebilir nüfus politikaları için faydalı olabilir.