Singapur, kara ulaşımında çığır açacak yeni nesil Elektronik Yol Ücretlendirme sistemi ERP 2'nin konum bazlı ücretlendirme pilot uygulamasını başlattı. CNA muhabiri Justin Ong, sistemi bizzat test ederek çalışma prensiplerini, başarılı ve başarısız yönlerini gözlemledi. Yeni sistemin, sürücülerin kat ettikleri mesafeye ve rotaya göre ücretlendirilmesini sağlayarak trafik yoğunluğunu azaltması hedefleniyor.
ERP 2 sistemi nasıl çalışıyor?
Mevcut ERP sisteminden farklı olarak, ERP 2 sabit gişeler yerine araç içi üniteler ve GPS benzeri konum teknolojisi kullanarak sürücüleri kat ettikleri her kilometre için ücretlendiriyor. Pilot uygulamada, belirlenen bölgelerde ve saatlerde sürüş yapan araçlardan, güzergahın uzunluğuna ve yoğunluğuna göre değişen ücretler alınıyor. Sistem, sürücülere alternatif rotalar veya toplu taşıma kullanma seçeneği sunarak trafik akışını optimize etmeyi amaçlıyor. Justin Ong'un test sürüşünde, sistemin ücretlendirmeyi doğru hesapladığı ancak bazı bölgelerde sinyal kesintileri yaşandığı gözlemlendi.
Bölgesel ve küresel boyut
Singapur'un bu yenilikçi sistemi, dünyada kent içi ulaşımda dinamik fiyatlandırma modeline geçişin öncüsü olarak görülüyor. Benzer sistemler Londra ve Stockholm gibi şehirlerde de tartışılırken, Asya-Pasifik bölgesinde Singapur'un bu hamlesi diğer metropollere örnek teşkil edebilir. ERP 2'nin başarılı olması halinde, trafik sıkışıklığı ve karbon emisyonlarının azaltılması konusunda küresel bir çözüm modeli sunması bekleniyor. Öte yandan, kişisel veri gizliliği endişeleri ve düşük gelirli sürücüler üzerindeki mali yük, sistemin eleştirilen yönleri arasında yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde trafik sıkışıklığı önemli bir sorun. Singapur'un ERP 2 benzeri bir sistem, Türkiye'de de akıllı şehircilik uygulamaları kapsamında değerlendirilebilir. Ancak Türkiye'nin altyapı ve teknolojik hazırlık seviyesi, araç sahiplerinin ekonomik durumu ve kişisel veri koruma mevzuatı dikkate alındığında böyle bir sisteme geçişin orta vadede mümkün olabileceği söylenebilir. Bölgesel düzeyde, Türkiye'nin benzer trafik yönetimi çözümleri geliştiren ülkelerle işbirliği yapması, kent içi ulaşımda verimliliği artırabilir.