Singapur, dünyanın en yoğun nüfuslu şehir devletlerinden biri olarak atık yönetimi konusunda önemli bir dönüşüm yaşıyor. Son yıllarda hızla yaygınlaşan topluluk öncülüğündeki girişimler, vatandaşların kullanılmayan veya kırık eşyaları çöpe atmak yerine bağışlamasını, yeniden kullanmasını ve tamir etmesini teşvik ediyor. Ülkenin tek çöp sahası olan Semakau Adası'nın 2035 yılına kadar dolması beklenirken, bu tür sivil inisiyatifler atık azaltma hedeflerinde kritik bir rol oynuyor.
Gelişmenin arka planı
Singapurlular, eskiden 'at ve al' kültürüyle bilinirken, artık beş yıl öncesine kıyasla eşyalarını tamir etmeye ve bağışlamaya daha yatkın hale geldi. REPC Dostları adlı bir sivil toplum kuruluşu, akıllı telefonlardan elektronik süpürgelere kadar çeşitli cihazları tamir etmek isteyenlere ücretsiz atölyeler düzenliyor. Gönüllü tamirciler, kullanıcılara cihazlarını nasıl onaracaklarını öğretiyor ve böylece elektronik atık miktarını azaltıyor. Ayrıca, 'The Lab' gibi yeniden kullanım merkezleri, kullanılmış kıyafetleri, kitapları ve oyuncakları bağış olarak kabul ediyor ve bunları düşük gelirli ailelere ücretsiz dağıtıyor.
Singapur Ulusal Çevre Ajansı'nın verilerine göre, 2022'de kişi başına düşen atık miktarı 1.5 kilograma geriledi; bu, 10 yıl öncesine göre yüzde 20'lik bir azalma anlamına geliyor. Hükümet, 2030 yılına kadar atık miktarını yüzde 30 oranında azaltmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için geri dönüşüm altyapısına yatırım yapılıyor ve vatandaşların katılımı teşvik ediliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Singapur'un bu yaklaşımı, küresel atık krizine karşı örnek teşkil ediyor. Dünya Bankası'nın 2018 raporuna göre, dünya genelinde yılda 2 milyar ton katı atık üretiliyor ve bu rakamın 2050'de 3.4 milyar tona çıkması bekleniyor. Asya-Pasifik bölgesi, dünya nüfusunun yarısından fazlasını barındırdığı için atık yönetiminde kritik bir rol oynuyor. Singapur gibi gelişmiş ülkeler, atık azaltma ve döngüsel ekonomi modelleriyle düşük gelirli ülkelere örnek olabilir. Tamir kafeleri ve bağış merkezleri gibi topluluk temelli çözümler, maliyet etkin ve sürdürülebilir bir alternatif sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'un atık azaltma deneyimi, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye'de de benzer topluluk girişimleri (tamir atölyeleri, bağış merkezleri) yaygınlaşmaya başlasa da, atık yönetimi altyapısının güçlendirilmesi ve vatandaşların bilinçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye, Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında atık yönetimi direktiflerine uyum sağlamak zorunda olduğu için, sıfır atık politikaları ve geri dönüşüm oranlarını artırma hedefleri gündemde. Singapur modeli, özellikle büyükşehirlerde uygulanabilecek topluluk temelli çözümler için ilham verici olabilir.