Şili'nin başkenti Santiago'da etkili olan şiddetli yağışlar, kent genelinde ciddi sel felaketine yol açtı. Devlet Başkanı José Antonio Kast, felaketin ardından olağanüstü hal ilan etti. Sel suları altında kalan evler, klinikler ve üniversite binaları nedeniyle binlerce kişi tahliye edildi. Başkentte hayat felç olurken, yetkililer can kaybı ve hasar tespit çalışmalarına başladı.
Sel felaketinin boyutları ve müdahale çalışmaları
Santiago'da son yılların en şiddetli yağışları sonucu Mapocho Nehri ve kolları taştı. Kentin birçok caddesi adeta nehre dönüşürken, araçlar sular altında kaldı, metro istasyonları ve alt geçitler kullanılamaz hale geldi. Şili İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, selden en çok etkilenen bölgeler arasında başkentin güney ve batı kesimleri yer alıyor. Buralarda bulunan konutlar, sağlık ocakları ve üniversite kampüsleri sular altında kaldı. Acil durum ekipleri, botlarla mahsur kalan vatandaşları kurtarmak için yoğun çaba harcıyor. Elektrik kesintileri ve içme suyu sorunları da yaşanıyor.
Devlet Başkanı Kast, felaketin ardından yaptığı ulusal televizyon açıklamasında, "Santiago tarihinin en zor günlerinden birini yaşıyor. Devlet tüm imkanlarıyla vatandaşlarımızın yanındadır" dedi. Kast, olağanüstü hal kapsamında ordu ve polisin arama kurtarma çalışmalarına destek vereceğini, ayrıca selden etkilenenlere acil yardım paketi dağıtılacağını duyurdu. Hükümet, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve can kaybı sayısının netleşmediğini bildirdi. Şili Meteoroloji Servisi, yağışların önümüzdeki günlerde de aralıklarla devam edebileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel iklim bağlamı
Şili, son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle sık sık kuraklık ve orman yangınlarıyla mücadele ederken, bu kez aşırı yağışlarla sarsıldı. Uzmanlar, Pasifik Okyanusu'ndaki La Niña koşullarının bu tür ani ve şiddetli yağışları tetikleyebileceğini belirtiyor. Santiago gibi büyük şehirlerde altyapının aşırı hava olaylarına karşı yetersiz kaldığı, kentleşmenin doğal su yollarını bozduğu ifade ediliyor. Sel, sadece Şili'de değil, Latin Amerika genelinde iklim krizinin giderek artan etkilerini gözler önüne seriyor. Brezilya, Arjantin ve Peru gibi ülkeler de son aylarda benzer sel ve heyelan felaketleriyle karşılaştı. Küresel ısınmanın yol açtığı düzensiz hava koşulları, bölgedeki ekonomik ve sosyal istikrarı tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Şili'deki sel felaketi, doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da, küresel iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olaylarının her ülkeyi vurabileceğini gösteriyor. Türkiye de son yıllarda sel, kuraklık ve orman yangınları gibi felaketlerle mücadele ediyor. Bu tür olaylar, altyapı yatırımlarının ve iklim uyum politikalarının önemini artırıyor. Ayrıca, Latin Amerika'daki istikrarsızlık, tarım ürünleri fiyatları ve küresel tedarik zincirleri üzerinden dolaylı ekonomik etkiler yaratabilir. Türkiye, iklim diplomasisinde aktif rol alarak hem bölgesel hem de küresel dayanıklılığı güçlendirebilir.