Şili, 2026 yılında uluslararası tahvil piyasalarına ikinci kez dönüş yapıyor. Bu hamle, Kongre'nin bu yılki hükümet tahvili satış limitini artırma kararından sadece birkaç hafta sonra geldi. Güney Amerika ülkesi, ekonomik toparlanmayı finanse etmek ve mali dengeleri güçlendirmek amacıyla küresel yatırımcılara yeni bir borçlanma sunmaya hazırlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Şili Hazine Bakanlığı, uluslararası piyasalarda yeni bir tahvil ihracı için bankalarla görüşmelere başladı. Yetkililer, ihracın boyutunun piyasa koşullarına ve yatırımcı talebine bağlı olacağını belirtirken, işlemin dolar veya euro cinsinden olabileceği ifade ediliyor. Bu, ülkenin Şubat ayında gerçekleştirdiği ilk ihraçtan sonra ikinci kez dış borçlanmaya gitmesi anlamına geliyor.
Kongre'nin mart ayında onayladığı yeni limit, hükümetin bu yıl toplamda 20 milyar dolara kadar tahvil satmasına olanak tanıyor. Önceki limit 15 milyar dolardı. Karar, pandeminin ardından artan harcamalar ve sosyal programların finansmanı ihtiyacı nedeniyle alınmıştı. Ekonomi Bakanı Mario Marcel, 'Küresel piyasalardaki uygun koşullardan yararlanmak ve kamu borç yönetimimizi çeşitlendirmek istiyoruz' dedi.
Şili'nin bu hamlesi, Latin Amerika'da artan bir eğilimin parçası. Brezilya, Meksika ve Kolombiya gibi ülkeler de düşük faiz oranlarından ve gelişmiş ülke merkez bankalarının genişlemeci politikalarından yararlanmak için borçlanma fırsatlarını değerlendiriyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, gelişmekte olan ülkelerin toplam dış borçlanması 2025'te 1,2 trilyon dolara ulaşmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Şili'nin borçlanma hamlesi, ülkenin ekonomik istikrarına olan güvenin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Bakır fiyatlarındaki toparlanma ve güçlü ihracat performansı, yatırımcıların ilgisini artırıyor. Ancak, yüksek kamu borcu ve artan faiz yükü, orta vadede mali sürdürülebilirlik açısından riskler oluşturuyor.
Küresel ölçekte, gelişmekte olan piyasalardaki borçlanma faaliyetleri, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz politikalarına duyarlıdır. Fed'in bu yıl faiz indirimine gideceği beklentisi, gelişmekte olan ülkelerin tahvillerine talebi artırabilir. Ancak enflasyon ve jeopolitik riskler, belirsizlik yaratmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Şili'nin uluslararası piyasalara erişimi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için bir gösterge niteliği taşıyor. Küresel likidite koşullarının iyileşmesi, Türkiye'nin de borçlanma maliyetlerini düşürebilir. Ancak Türkiye'nin risk primi ve kredi notu, Şili'ye kıyasla daha yüksek olduğundan, benzer avantajları elde etmesi zor görünüyor. Bu durum, Türkiye'nin makroekonomik istikrarı güçlendirme ve uluslararası yatırımcı güvenini artırma ihtiyacını bir kez daha ortaya koyuyor.