Avrupa Birliği, 2019 yılında iklim acil durumu ilan etmesine rağmen, her yaz olduğu gibi bu yaz da aşırı sıcak hava dalgaları ve 'ısı kubbeleri' karşısında hazırlıksız yakalanıyor. Avrupa genelinde sıcaklıkların rekor seviyelere ulaşması beklenirken, milyonlarca Avrupalı bunaltıcı sıcaklarla mücadele ediyor. Peki AB, iklim değişikliğinin kısa vadeli etkilerine karşı yeterli önlem alıyor mu? Uzmanlar, blokun uzun vadeli emisyon hedeflerine odaklanırken, acil uyum stratejilerini ihmal ettiğini belirtiyor.
Isı Kubbeleri ve Rekor Sıcaklıklar
Isı kubbesi, yüksek basınç sisteminin sıcak havayı bir bölgede hapsetmesiyle oluşuyor ve günlerce hatta haftalarca sürebiliyor. Bu yaz, özellikle Güney Avrupa'da İspanya, İtalya ve Yunanistan'da sıcaklıkların 45°C'yi aşması bekleniyor. 2022 yazında Avrupa'da 60 binden fazla kişinin aşırı sıcaklara bağlı nedenlerle hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Bu rakam, AB'nin acil eylem planlarının yetersiz kaldığını gösteriyor.
Avrupa Çevre Ajansı'na göre, kıta 1980'lerden bu yana diğer tüm bölgelerden iki kat daha hızlı ısınıyor. Buna rağmen, üye ülkeler arasında koordineli bir ısı dalgası yönetim sistemi bulunmuyor. Şehirler yeşil alanların azalması ve betonlaşma nedeniyle 'ısı adası' etkisiyle daha da kavruluyor.
AB'nin Hazırlık Seviyesi ve Eleştiriler
Avrupa Parlamentosu 2019'da iklim acil durumu ilan ederek 2050'ye kadar karbon nötr olma hedefini koydu. Ancak eleştirmenler, bu hedeflerin uzun vadeli olduğunu ve mevcut sıcak hava dalgalarına karşı acil önlemlerin ihmal edildiğini savunuyor. AB, üye ülkelere ulusal ısı dalgası planları oluşturma çağrısı yapsa da, bu planların uygulanması ülkelerin inisiyatifine bırakılmış durumda. Örneğin Fransa, 2003 sıcak hava dalgasından sonra erken uyarı sistemi kurarken, Almanya'da bu tür sistemler henüz tam olarak devreye alınmadı.
İklim uzmanları, AB'nin özellikle savunmasız gruplar olan yaşlılar, çocuklar ve düşük gelirli haneler için soğutma merkezleri, su dağıtım noktaları ve sağlık taramaları gibi kısa vadeli çözümlere daha fazla yatırım yapması gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde her yaz yüzlerce önlenebilir ölüm yaşanmaya devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz Havzası'nda yer alması nedeniyle Avrupa'yı etkileyen sıcak hava dalgalarından doğrudan etkileniyor. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde sıcaklıkların artması, tarım verimliliğini düşürürken orman yangını riskini artırıyor. AB'nin iklim değişikliğiyle mücadele politikaları, Türkiye'nin Yeşil Mutabakat'a uyum sürecini de etkiliyor. Türkiye'nin kendi ulusal ısı dalgası eylem planını geliştirmesi ve kentsel alanlarda yeşil altyapıya yatırım yapması, hem kamu sağlığı hem de ekonomi için kritik önem taşıyor.