Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ABD'yi Meksika'nın içişlerine müdahale etmekle suçladı. Suçlamanın gerekçesi, iki Meksikalı valinin organize suç bağlantıları nedeniyle ABD vizelerinin iptal edildiği yönündeki haberler oldu. Sheinbaum, bu adımı egemenlik ihlali olarak değerlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Olay, Meksika'nın Sinaloa eyalet valisi Rubén Rocha Moya ve Chiapas valisi Rutilio Escandón'un ABD vizelerinin iptal edildiğinin ortaya çıkmasıyla patlak verdi. ABD'li yetkililer, her iki valinin de uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı olabileceğine dair soruşturmalar yürütüyor. Sheinbaum, bu durumu kabul etmeyerek, "Hiçbir yabancı hükümet, Meksikalı yetkililerin vizelerini keyfi olarak iptal etme hakkına sahip değildir. Bu, uluslararası hukukun açık ihlalidir" şeklinde konuştu. Meksika Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili resmi bir protesto notası göndereceğini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-Meksika ilişkileri, özellikle uyuşturucu kaçakçılığı ve göç konularında yıllardır gergin. Bu olay, iki ülke arasındaki güven bunalımını daha da derinleştirebilir. ABD'nin vizeleri araç olarak kullanması, Latin Amerika ülkelerinde tepkiyle karşılanıyor. Uzmanlar, bu tür adımların bölgesel işbirliğini zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, ABD'nin Meksika'daki uyuşturucu kartellerine karşı mücadelesinde daha agresif yöntemlere yönelmesi, iki ülke arasında yeni bir kriz dalgasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. ABD'nin başka ülkelerin içişlerine müdahale aracı olarak vize kısıtlamalarını kullanması, Türkiye'nin de zaman zaman benzer uygulamalarla karşı karşıya kaldığı bir konu. Özellikle ABD'nin Türk yetkililere yönelik yaptırım veya vize kısıtlamaları uyguladığı dönemler göz önüne alındığında, bu durum egemenlik vurgusu yapan bir ülke olarak Türkiye'nin pozisyonuyla örtüşüyor. Ayrıca, uluslararası hukukun üstünlüğüne vurgu yapan Ankara, bu tür tek taraflı adımları eleştiren bir duruş sergileyebilir. Bölgesel olarak, Meksika'daki bu kriz, Latin Amerika'da ABD karşıtı söylemleri güçlendirebilir ve Türkiye'nin bu bölgeyle ilişkilerinde yeni fırsatlar yaratabilir.