Hızlı moda perakendecisi Shein'in hisseleri, Londra Borsası'nda işlem görmeye başlamadan önceki açılışta en az %10 değer kaybetti. Şirket, geçtiğimiz hafta İngiltere'de gerçekleştirdiği halka arzla (IPO) yaklaşık 50 milyar dolarlık bir piyasa değerine ulaşmıştı. Ancak yatırımcıların ilk günkü tepkisi, şirketin karşı karşıya olduğu ABD tarifeleri ve tüketici talebindeki belirsizliklere işaret ediyor. Uzmanlar, Shein'in düşük fiyatlı ürünlerine olan talebin azalabileceği endişesiyle hisselerdeki düşüşün devam edebileceğini belirtiyor.
Shein'in halka arz yolculuğu ve ilk gün düşüşü
Shein, 2025 yılının başında Londra Borsası'nda listelenme başvurusunda bulunmuş ve bu, şirketin küresel büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak görülmüştü. Çin merkezli perakendeci, özellikle ABD ve Avrupa'daki genç tüketiciler arasında popüler olan uygun fiyatlı giyim ürünleriyle biliniyor. Ancak halka arz, jeopolitik gerilimler ve Batılı düzenleyicilerin artan denetimi gölgesinde gerçekleşti.
İlk günkü işlemlerde hisseler, 50 dolar seviyesinden işlem görmeye başlasa da kısa sürede 45 doların altına geriledi. Bu, şirketin piyasa değerini yaklaşık 45 milyar dolara çekti. Analistler, Shein'in iş modelinin ABD'de önerilen yeni tarife düzenlemelerine karşı kırılgan olduğunu ve Çin'deki üretim maliyetlerindeki artışın kâr marjlarını olumsuz etkileyebileceğini ifade ediyor. Ayrıca, ABD Temsilciler Meclisi'nde görüşülen ve 'de minimis' istisnasını kaldırmayı hedefleyen yasa tasarısı, Shein'in düşük maliyetli ithalat modelini doğrudan tehdit ediyor.
Küresel moda endüstrisine etkileri
Shein'in zayıf borsa performansı, sadece şirketin geleceği için değil, aynı zamanda hızlı moda sektörünün geneli için de sinyal niteliği taşıyor. Şirket, geçmişte Çin'deki tedarikçileri aracılığıyla ürettiği ürünleri dünya genelinde milyonlarca tüketiciye ulaştırırken, lojistik ağını da hızla genişletmişti. Ancak son yıllarda sürdürülebilirlik endişeleri ve iş gücü uygulamaları nedeniyle eleştirilerin hedefi olan Shein, bu eleştirilere yönelik adımlar atmaya çalışıyor.
Avrupa Birliği'nin yeni dijital hizmetler yasası kapsamında şeffaflık ve hesap verebilirlik yükümlülükleri, Shein'in iş süreçlerini yeniden şekillendirmesine neden oldu. Şirket, AB'deki faaliyetleri için bağımsız denetimler yapılacağını ve ürünlerinin çevresel etkilerini azaltmak amacıyla yeni programlar başlatacağını duyurdu. Ancak bu taahhütlerin ne kadar etkili olacağı ve tüketici güvenini geri kazanıp kazanamayacağı merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Shein'in küresel piyasalardaki dalgalanması, Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim sektörü açısından dolaylı etkiler doğurabilir. Türkiye, özellikle Avrupa pazarında Shein'in önemli bir rakibi konumunda. Türk ihracatçıları, hızlı teslimat ve trend ürünler sunma kapasiteleriyle Shein'in pazar payı kazanmaya devam ediyor. Ancak Shein'in değer kaybı, yatırımcıların hızlı moda şirketlerine olan güvenini azaltabilir ve Türk firmalarının sürdürülebilirlik konusundaki çabalarını daha da ön plana çıkarabilir. Ayrıca, ABD'nin tarife politikaları Türk tekstil ürünlerinin rekabet gücünü olumlu etkileyebilir; ancak küresel ekonomik belirsizlikler ihracat talebini daraltabilir. Türkiye'nin, AB ile ticari ilişkilerini güçlendirmesi ve üretimde yeşil dönüşümü hızlandırması, bu tür küresel gelişmelerden en az zararla çıkmasını sağlayabilir.