Çin merkezli hızlı moda devi Shein’in, Amerikalı perakendeci Everlane’i satın alma girişimi, ABD’li yetkililerin ulusal güvenlik incelemesiyle karşı karşıya. Konuya yakın kaynaklar, Shein Global Holdings Ltd.’nin anlaşma için onay başvurusunda bulunmasının ardından Amerikan makamlarının süreci başlattığını doğruladı. Bu gelişme, Çin kökenli şirketlerin ABD’deki yatırımlarına yönelik artan düzenleyici engellerin en yeni halkasını oluşturuyor. Everlane’in satın alınması, Shein’in batı pazarlarındaki genişleme stratejisinin kritik bir parçası olarak görülüyor; ancak jeopolitik gerilimler, şirketin planlarını ciddi şekilde tehdit ediyor.
Anlaşmanın ayrıntıları ve ilk tepkiler
Shein, 2024 yılında Everlane’i satın almak için görüşmelere başlamıştı. 12 milyar dolar değer biçilen bu anlaşma, Shein’in ABD’deki ayak izini genişletme ve orta-üst segment müşterilere ulaşma hedefini içeriyordu. Ancak taraflar, anlaşmanın değerine ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Everlane, şeffaf tedarik zinciri ve minimalist tasarımlarıyla bilinen, 2010 yılında San Francisco’da kurulmuş bir çevrimiçi perakendeci. Shein’in bu satın alma ile hem lojistik ağını güçlendirmesi hem de ABD’de fiziksel mağaza açma potansiyelini artırması bekleniyordu.
Kaynaklara göre, ABD’de dış yatırımları denetleyen CFIUS (Yabancı Yatırımların Amerika Birleşik Devletleri’nde İncelenmesi Komitesi), Shein’in başvurusunu ulusal güvenlik perspektifinden değerlendirmeye aldı. CFIUS, özellikle verilerin korunması ve teknolojik aktarım gibi konularda hassas davranıyor. Shein’in Çin’de kurulmuş olması ve şirketin veri işleme süreçleri, Amerikalı yetkililerin endişelerini artıran başlıca faktörler arasında.
Shein ise yaptığı açıklamada, “Tüm düzenleyici gerekliliklere uygun hareket ediyoruz ve ABD yasalarına saygılıyız. Everlane satın alımı, küresel büyüme stratejimizin doğal bir parçasıdır ve sürecin olumlu sonuçlanacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Ancak şirketin bu açıklaması, Washington’daki artan Çin karşıtı rüzgarı yatıştırmaya yetmedi.
Küresel ticaret ve teknoloji gerginliği
Bu inceleme, Çin merkezli şirketlerin batıda karşılaştığı zorlukların geniş bir resminin parçası. Son yıllarda TikTok’un yasaklanma tehditleri, Huawei’nin 5G şebekelerinden dışlanması ve Çinli elektrikli araç üreticilerine uygulanan gümrük vergileri, Washington ile Pekin arasındaki teknoloji ve ticaret savaşının temel unsurları. Shein’in Everlane’i satın alma girişimi de bu bağlamda ele alınıyor.
Shein, daha önce de ABD’de yasal sorunlarla karşılaşmıştı. Mayıs 2024’te ABD Ticaret Bakanlığı, Shein ve rakibi Temu’yu, baskılı ürünlerdeki işçi hakları ihlalleri nedeniyle soruşturma başlatmıştı. Ardından Temmuz ayında, ABD’de açılan bir davada Shein’in veri güvenliği ihlalleri yaptığı iddia edilmiş ve şirket 68 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etmişti. Bu olaylar, Shein’in itibarını zedelerken, Amerikalı düzenleyicilerin şirkete olan güvenini de azalttı.
Öte yandan, Shein’in halka arz planları da bu süreçten etkilenebilir. Şirket, 2023’te New York Borsası’nda halka arz olmayı planlamış ancak Amerikalı yasa koyucuların baskısı nedeniyle bu planını ertelemişti. Londra Borsası’na yönelen Shein, burada da benzer engellerle karşılaştı. Everlane anlaşmasının başarısız olması durumunda, Shein’in batı genişlemesi ciddi bir darbe alabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu anlaşma, sadece iki şirket arasındaki ticari bir mesele olmanın ötesinde, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bir döneme denk geliyor. Shein’in iş modeli, Çin’deki üretim tesislerine ve hızlı tedarik ağına dayanıyor. ABD’deki bir perakendeciyi satın alarak, Shein'in batı pazarlarındaki tüketicilere daha hızlı ve maliyet etkin şekilde ulaşması hedefleniyordu. Ancak ulusal güvenlik incelemesi, bu tür işlemlerin siyasallaştığını ve serbest ticaret ilkelerinin giderek daha fazla jeopolitik kaygıların gölgesinde kaldığını gösteriyor.
ABD’nin Çin’e yönelik sertleşen politikaları, Avrupa ve diğer müttefikleri de etkiliyor. Avrupa Birliği, Çin menşeli ürünlere uygulanacak gümrük vergilerini görüşürken, Shein gibi şirketler için de düzenleyici çerçeveler sıkılaşıyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerdeki hazır giyim tedarik zincirlerini de dolaylı olarak etkiliyor; çünkü Shein ve benzeri şirketler, maliyet avantajlarını korumak için üretimlerini başka ülkelere kaydırmak zorunda kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşından doğrudan etkilenmese de, küresel tedarik zincirlerindeki kaymalar Türk tekstil sektörü için fırsatlar yaratabilir. Shein’in batıya açılımı zorlaşırsa, üretimini Türkiye gibi alternatif ülkelere yönlendirmesi olası. Bu da Türk hazır giyim ihracatını artırabilir. Ancak Türkiye’nin Çin ile ekonomik ilişkilerini dengelemesi gerekiyor; ABD ile ticari bağlarını da güçlendirmek istiyor. Bu anlaşmanın sonucu, Türkiye’nin ticaret politikalarında dikkate alması gereken jeopolitik bir sinyal olarak değerlendirilebilir.