İngiltere'de İşçi Partisi'nin yükselen yıldızı Shabana Mahmood, Andy Burnham'ın baş maliye bakanı olmasına kesin gözüyle bakılan isim. Ancak Mahmood’un ekonomiye yaklaşımı, siyasi kariyerinin diğer alanlarının aksine büyük bir muamma olarak kalmaya devam ediyor. Eski İçişleri Bakanı olarak göç konusunda son derece sert bir çizgi izleyen Mahmood, şimdi de 'küreselleşme sonrası' bir ekonomik modelin temsilcisi olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, bu modelin İşçi Partisi'nin geleneksel olarak ayrışan sağ ve sol kanatlarını bir araya getirebileceğini öne sürüyor. Mahmood’un vizyonu, küreselleşmenin getirdiği eşitsizliklere karşı daha korumacı ve yerel üretimi teşvik eden politikaları içeriyor.
Shabana Mahmood’un siyasi kariyeri ve göç politikası
Shabana Mahmood, İngiltere siyasetinde hızla yükselen bir figür. 2010 yılında İşçi Partisi’nden milletvekili seçilen Mahmood, 2020 yılında İçişleri Bakanı olarak atanmıştı. Göç politikalarında sergilediği sert tutum, partinin sol kanadı tarafından eleştirilmiş olsa da, kamuoyunda geniş bir destek bulmuştu. Özellikle düzensiz göçle mücadele ve sığınmacı politikalarında attığı adımlar, onu İşçi Partisi’nin 'sertlik yanlısı' isimlerinden biri haline getirdi. Bu tutum, partinin geleneksel olarak göçmen haklarına daha duyarlı duruşundan bir sapma olarak değerlendirilmişti. Ancak Mahmood, bu politikaların Britanya’nın ekonomik çıkarları ve sosyal uyum için gerekli olduğunu savunuyor.
Ekonomi politikaları konusunda ise Mahmood henüz net bir çerçeve çizmedi. 'Küreselleşme sonrası' olarak tanımladığı vizyonu, yerel üretimi canlandırmayı, tedarik zincirlerini kısaltmayı ve stratejik sektörlerde devlet müdahalesini artırmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, küreselleşmenin yarattığı eşitsizlikleri gidermeyi ve Britanya’yı dış şoklara karşı daha dirençli hale getirmeyi amaçlıyor. Mahmood’un bu vizyonu, İşçi Partisi’nin sağ kanadına hitap eden piyasa dostu söylemlerle, sol kanadına hitap eden devlet müdahalesi ve sosyal adalet vurgusunu birleştiriyor. Bu nedenle, Mahmood’un partinin içindeki fay hatlarını onarmada kilit bir rol oynayabileceği düşünülüyor.
Küreselleşme sonrası ekonomi modeli ve partideki yankıları
Mahmood’un 'küreselleşme sonrası' modeli, aslında İşçi Partisi içinde yeni değil. Eski parti lideri Jeremy Corbyn’ın 'yeşil sanayi devrimi' ve 'ortak refah' temalı politikalarıyla benzerlikler taşıyor. Ancak Mahmood, bu modeli daha ılımlı ve iş dünyasıyla uyumlu bir şekilde sunuyor. Örneğin, karbon nötr ekonomiye geçişi teşvik ederken, yeşil enerji yatırımlarını özel sektörle ortak yapmayı öneriyor. Ayrıca, ticaret politikalarında serbest ticaret anlaşmalarını tamamen reddetmeyip, bunları daha adil şartlarla müzakere etmeyi savunuyor.
Partinin sağ kanadı, Mahmood’un iş dünyasıyla diyalog kurmaya açık olmasını ve mali disiplini önemsemesini olumlu karşılıyor. Sol kanat ise, devlet müdahalesini artırma ve eşitsizlikle mücadele vurgusunu destekliyor. Ancak Mahmood’un göç politikalarındaki sert duruşu, sol kanatta hâlâ tartışma yaratıyor. Göç karşıtlığının ekonomik milliyetçilikle birleştiği bu model, bir yandan ulusal egemenliği ön plana çıkarırken, diğer yandan uluslararası iş birliğini zayıflatma riski taşıyor. Analistler, Mahmood’un bu dengeyi nasıl kuracağını merakla bekliyor.
Küresel düzeyde, Mahmood’un modeli, Britanya’nın AB’den ayrılma sonrası yeni ticaret ortaklıkları arayışıyla da örtüşüyor. 'Küreselleşme sonrası' kavramı, Brexit oylamasından bu yana birçok siyasetçi tarafından kullanılıyor. Ancak Mahmood’un bu kavramı daha somut politikalarla doldurması bekleniyor. Özellikle, tedarik zinciri krizlerinin yaşandığı pandemi sonrası dönemde, yerel üretim ve stratejik bağımsızlık vurgusu önem kazanmıştı. Mahmood’un bu konuda atacağı adımlar, sadece İşçi Partisi’nin değil, Britanya’nın gelecek on yıllardaki ekonomik rotasını da belirleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Shabana Mahmood'un İşçi Partisi'ndeki yükselişi ve 'küreselleşme sonrası' ekonomi vizyonu, Türkiye açısından iki açıdan önem taşıyor. Birincisi, Britanya'nın göç politikalarında sertleşme eğilimi, Türkiye'nin AB üyelik süreci ve vizesiz seyahat müzakerelerini olumsuz etkileyebilir. Mahmood'un İçişleri Bakanı olarak Türkiye'den gelen sığınmacılara yönelik tutumu, doğrudan ilgi alanımıza giriyor. İkincisi, 'küreselleşme sonrası' ekonomik model, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin ihracat odaklı büyüme stratejilerini zorlayabilir. Koruyucu ticaret politikalarının artması, Türkiye'nin Britanya ile olan ticaret hacmini daraltabilir. Bu nedenle, Mahmood'un politikalarını yakından takip etmek, Türk dış politikası ve ekonomisi açısından stratejik önem taşıyor.