Ölüm cezasıyla yargılanan eski Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın ülkesine dönme kararlılığı, zaten kırılgan olan siyasi zemini daha da sarsıyor. Geçen yıl askeri darbeyle devrilen 78 yaşındaki lider, sürgünde olduğu Hindistan’dan yaptığı açıklamada, “Halkımın yanında olacağım” diyerek yakında Bangladeş’e döneceğini duyurdu. Bu açıklama, 1971 bağımsızlık savaşında rol oynayan Avami Ligi’nin yeniden canlanmasına ve iktidardaki Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP) ile gerginliğin tırmanmasına yol açtı. Hasina’nın dönüşü, yalnızca partiler arası bir mücadeleyi değil, ülkenin demokratik geleceğine dair derin bir belirsizliği de beraber getiriyor.
Darbe, sürgün ve ölüm cezası: Hasina’nın zorlu dönüş hikayesi
Şeyh Hasina, 2009’dan 2023’e kadar kesintisiz başbakanlık yapmış, ülkeyi ekonomik büyümeden yoksullukla mücadeleye kadar birçok alanda dönüştürmüştü. Ancak 2023’teki genel seçimlerin ardından ordunun müdahalesiyle yönetimden uzaklaştırıldı. Askeri yönetim, Hasina’yı “yolsuzluk ve insanlığa karşı suçlar”la suçlayarak gıyabında yargıladı ve ölüm cezasına çarptırdı. Şu anda Hindistan’da sürgünde olan Hasina, kararın siyasi olduğunu savunuyor ve dönüşü için uluslararası destek arıyor. Avami Ligi ise yasa dışı ilan edilmesine rağmen, özellikle kırsal kesimde hâlâ güçlü bir tabana sahip. Parti yetkilileri, Hasina’nın dönüşünün “bir milyon kişilik mitingle” kutlanacağını söylüyor. BNP ise bu gelişmeyi “ülkenin istikrarına yönelik en büyük tehdit” olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Hindistan, Çin ve ABD mercek altında
Hasina’nın dönüşü, Bangladeş’in ötesinde bölgesel dengeleri de etkileyebilir. Hindistan, Hasina’ya ev sahipliği yaparken bir yandan da Dakka’daki askeri yönetimle ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Yeni Delhi, Hasina’nın dönüşünün Bangladeş’i istikrarsızlaştırmasından ve Çin’in etkisini artırmasından endişe ediyor. Çin ise Bangladeş’in altyapı projelerine yaptığı yatırımlarla ülkedeki nüfuzunu genişletiyor. ABD, demokratik sürece saygı çağrısı yaparken, askeri yönetime yaptırım uygulamaktan kaçınıyor. Hasina’nın uluslararası toplumda hâlâ bir meşruiyet zemini var; ancak ölüm cezası ve darbe sonrası hukuki süreç, dönüşünü diplomatik açıdan kırılgan hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Bangladeş ile tarihsel bağlara ve güçlü ticari ilişkilere sahip. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 1 milyar doların üzerinde. Hasina’nın dönüşü Bangladeş’te siyasi istikrarı tehdit ederse, Türk yatırımları ve ihracatı olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Bangladeş’teki istikrarsızlık, Güney Asya’da Çin-Hindistan rekabetini keskinleştirebilir ve bu durum Türkiye’nin bölgedeki dengeli politikasını zorlayabilir. Ankara, demokratik süreçlerin desteklenmesi ve insan haklarının korunması yönündeki tutumuyla, Hasina’nın durumunda da benzer bir çizgi izleyecek gibi görünüyor.