ABD Senatosu'ndaki Cumhuriyetçi çoğunluk, Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin sonuna kadar Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ile Sınır Devriyesi'nin finansmanını sağlayan bir yasa tasarısını kabul etti. Tasarı, Demokratların Trump yönetiminin önceliklerini hedef alan çok sayıda değişiklik önergesini geri püskürtmesinin ardından ilerletildi. Oylama, 51-49 gibi partizan bir çizgide sonuçlanırken, sadece bir Cumhuriyetçi senatör partisinden ayrılarak 'hayır' oyu kullandı. Bu gelişme, Trump'ın göçmenlik politikalarının en tartışmalı aracı olan ICE'ye uzun vadeli mali destek sağlanması anlamına geliyor.
Göçmenlik politikasında krizi derinleştiren adım
ICE ve Sınır Devriyesi'nin finansmanı, Trump yönetiminin 'sıfır tolerans' politikası kapsamında ailelerin ayrılmasına yol açan uygulamalar nedeniyle uzun süredir ateş hattında. Demokratlar, tasarıya çocukların gözaltına alınmasını sınırlandıran, insani yardım bütçesini artıran ve iç kolluk operasyonlarına kısıtlama getiren değişiklikler eklemeye çalıştı ancak tüm bu önergeler reddedildi.
Tasarı, ICE'nin mevcut bütçesinin üzerine 2.6 milyar dolar ek kaynak sağlarken, Sınır Devriyesi'ne de 1.4 milyar dolar ilave aktarılmasını öngörüyor. Bu fonların büyük kısmı, sınır duvarının inşası ve sığınmacı başvurularının işlenmesinde yaşanan gecikmelerin giderilmesi için kullanılacak. Tasarı ayrıca, Trump'ın 'metropol alanlarının yargı yetkisi' olarak adlandırdığı ve göçmenlik yasalarını uygulamayı reddettiği gerekçesiyle federal fonları kesme planını da içeriyor.
Küresel etkiler ve insani boyut
Bu finansman paketi, ABD'nin sınır politikalarını daha da sertleştirme potansiyeli taşırken, özellikle Orta Amerika ülkelerinden gelen sığınmacı akınını durdurmayı hedefliyor. İnsan hakları örgütleri, ICE'nin yeterli denetim olmadan bütçesinin artırılmasının, göçmenlerin kötü muamele ve keyfi gözaltına maruz kalma riskini artıracağını belirtiyor. Tasarının Senato'dan geçmesi, Temsilciler Meclisi'nde de benzer bir oylamanın beklendiği anlamına geliyor; ancak Cumhuriyetçilerin dar çoğunluğu nedeniyle burada da zorlu bir süreç öngörülüyor.
Uzmanlar, ICE'nin bütçesinin artırılmasının, ABD'deki yaklaşık 11 milyon belgesiz göçmenin hayatını doğrudan etkileyeceğini vurguluyor. Özellikle iş yerlerine yönelik baskınların ve sınır dışı işlemlerinin hızlanması beklenirken, bu durum ABD ekonomisinde tarım, inşaat ve hizmet sektörlerinde işgücü açığına yol açabilir. Ayrıca, Meksika ve Kanada ile ilişkilerde de yeni gerilimlerin ortaya çıkması muhtemel.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye ile ilgili olmasa da, ABD göç politikalarındaki sertleşmenin küresel sığınmacı krizine etkisi açısından önem taşıyor. ABD'nin sınırlarını kapatması, Orta Amerika'dan gelen sığınmacıların alternatif rotalara yönelmesine neden olabilir. Öte yandan, Trump yönetiminin Türkiye'ye yönelik olası baskıları (örneğin vize kısıtlamaları veya sığınmacı anlaşmaları) açısından bu finansman paketi, ABD'nin yurt dışında da benzer bir katı tutum sergilemesinin habercisi olarak değerlendirilebilir. Türkiye, Suriyeli sığınmacılar konusunda AB ile yürüttüğü müzakerelerde, ABD'nin bu yaklaşımının yeni bir emsal oluşturup oluşturmayacağını izlemeli.