ABD'li savunma yüklenicileri, 2027 mali yılı bütçesine ilişkin belirsizliklere rağmen Pentagon harcamalarının geleceği konusunda iyimser. RTX CEO'su Chris Calio, Temmuz ayındaki kazanç çağrısında, Kongre ile yürüttükleri görüşmelerde mühimmat üretiminin artırılmasına yönelik iki partili bir destek bulunduğunu belirtti. Calio, "Bütçe tutarları ve mekanizmaları hakkında çok sayıda tartışma olduğunu biliyorum, ancak size söyleyebileceğim şey, Kongre ile etkileşimimizde mühimmatın artırılması için iki partili bir destek olduğudur" dedi. Bu açıklama, savunma sektörünün önümüzdeki yıllarda güçlü bir talep göreceğine işaret ediyor.
Savunma Bütçesindeki Belirsizlikler ve Sektörün Beklentileri
ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) 2027 mali yılı bütçe teklifi henüz netleşmemiş olsa da, savunma şirketleri uzun vadeli harcama planlarından memnun. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve Çin'in artan askeri gücü nedeniyle mühimmat ve modernizasyon programlarına ağırlık verilmesi bekleniyor. RTX (eski adıyla Raytheon Technologies) gibi büyük savunma firmaları, Patriot hava savunma sistemleri ve hassas güdümlü mühimmat üretiminde önemli bir oyuncu.
Calio'nun açıklamaları, Kongre'deki bütçe görüşmelerinde mühimmat üretim hattının genişletilmesine yönelik bir mutabakat olduğunu gösteriyor. ABD'nin Ukrayna'ya yaptığı askeri yardımlar, mühimmat stoklarını tüketmiş ve bu durum sektörün üretim kapasitesini artırma ihtiyacını doğurmuştur. Savunma analistleri, 2027 bütçesinde mühimmat alımlarının rekor seviyelere ulaşabileceğini öngörüyor.
Bununla birlikte, bütçe sürecindeki belirsizlikler şirketlerin uzun vadeli planlarını etkileyebiliyor. Kongre'nin bütçe anlaşmazlıkları nedeniyle geçici harcama yasaları çıkarması, savunma projelerinin ötelenmesine neden olabiliyor. Ancak Calio gibi CEO'lar, iki partili desteğin bu belirsizliği dengeleyeceğini düşünüyor.
Küresel Savunma Piyasasındaki Yansımalar
ABD savunma bütçesindeki artış eğilimi, yalnızca Amerikan şirketlerini değil, küresel savunma pazarını da etkiliyor. NATO müttefikleri, savunma harcamalarını GSYİH'nin %2'sine çıkarma hedefini benimsemiş durumda. Bu durum, Avrupalı savunma şirketlerinin de iş yükünü artırıyor. Özellikle doğu kanadındaki NATO ülkeleri, Rusya tehdidine karşı hava savunma sistemleri ve mühimmat stoklarını güçlendirme çabasında.
ABD'li savunma devleri, uluslararası satışlarda da artış bekliyor. Orta Doğu ve Asya-Pasifik ülkeleri, güvenlik endişeleri nedeniyle ABD yapımı silah sistemlerine yoğun ilgi gösteriyor. Ancak ihracat süreçlerindeki bürokratik engeller ve teknoloji transferi konuları, ticaretin önünde engel olabiliyor.
Savunma harcamalarındaki bu artış, küresel bir silahlanma yarışı endişesini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, askeri harcamaların artmasının jeopolitik gerilimleri tırmandırabileceği konusunda uyarıyor. Ancak savunma sanayii, güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması için bu harcamaların zorunlu olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD savunma bütçesindeki artış eğilimi, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türkiye, F-35 programından çıkarılmasının ardından kendi savunma sanayiini geliştirme stratejisini benimsemişti. Ancak ABD'nin mühimmat üretimini artırması, Türkiye'nin bu alandaki bağımlılığını da gündeme getiriyor. Özellikle NATO müttefiki olarak Türkiye, standart mühimmat ve silah sistemlerinde ABD ile uyum içinde olmak durumunda.
Diğer yandan, ABD'nin savunma harcamalarındaki artış, küresel silahlanma yarışını hızlandırabilir ve bölgesel güç dengelerini değiştirebilir. Türkiye, kendi savunma sanayiini güçlendirirken, bu gelişmeleri yakından takip etmek zorunda. Ayrıca, ABD'nin mühimmat talebindeki artış, Türk savunma şirketleri için tedarik zinciri fırsatları da yaratabilir.