Sudan'da devam eden iç savaş nedeniyle milyonlarca kişi yerinden edildi. Resmi iş imkanlarından mahrum kalan gençler, hayatta kalmak için sanat, küçük işletmeler ve girişimciliğe yöneliyor. Ülke genelinde ekonomik çöküş ve güvenlik sorunları, genç nüfusu alternatif geçim kaynakları aramaya itiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Sudan'da 8 milyondan fazla insan ülke içinde yerinden edilmiş durumda ve bu durum gençlerin istihdam olanaklarını neredeyse yok etmiş durumda.
Savaşın Gölgesinde Hayatta Kalma Mücadelesi
Nisan 2023'te Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında başlayan çatışmalar, ülkeyi kaosa sürükledi. Başkent Hartum başta olmak üzere birçok şehirde yoğunlaşan çatışmalar, altyapıyı tahrip etti ve ekonomiyi felç etti. Yüz binlerce genç, eğitimlerini yarıda bırakarak güvenli bölgelere kaçmak zorunda kaldı. Kamplarda ve sınır bölgelerinde yaşam mücadelesi veren gençler, resmi iş bulmakta büyük zorluk çekiyor.
Bu koşullar altında bazı gençler, kendi küçük işletmelerini kurarak veya sanatsal faaliyetlerle gelir elde etmeye çalışıyor. Örneğin, Hartum'dan kaçarak Port Sudan'a yerleşen 24 yaşındaki Mohamed, el yapımı takılar üretip satarak ailesini geçindiriyor. Benzer şekilde, bir grup genç kadın, mülteci kampında dikiş atölyesi açarak hem kendilerine hem de diğer kadınlara istihdam sağlıyor. Bu girişimler, savaşın yıkıcı etkilerine rağmen gençlerin umudunu korumasını sağlıyor.
Ancak bu girişimler çeşitli zorluklarla karşı karşıya. Sermaye eksikliği, güvenlik sorunları, pazar erişiminin kısıtlı olması ve devlet desteğinin yokluğu, genç girişimcilerin önündeki en büyük engeller. Uluslararası yardım kuruluşları, bazı bölgelerde mikro kredi ve eğitim programları sunsa da, ihtiyacın çok altında kalıyor. Ayrıca, sürekli yer değiştirme zorunluluğu, işletmelerin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sudan'daki istikrarsızlık, sadece ülke içinde değil, bölge genelinde de etkilerini gösteriyor. Mısır, Çad, Güney Sudan ve Etiyopya gibi komşu ülkeler, Sudan'dan gelen mülteci akınıyla karşı karşıya. Bu durum, bölgesel ekonomiler ve güvenlik üzerinde baskı oluşturuyor. Genç nüfusun girişimcilik yoluyla ayakta kalma çabası, aslında küresel bir soruna işaret ediyor: savaş ve çatışma bölgelerinde gençlerin ekonomik olarak nasıl hayatta kaldığı ve bu durumun uzun vadeli etkileri.
Uluslararası toplum, Sudan'daki insani krize yeterli ilgiyi göstermiyor. Birleşmiş Milletler ve diğer kuruluşlar, acil yardım çağrılarında bulunsa da, fon yetersizliği nedeniyle birçok program askıya alınmış durumda. Gençlerin kendi çabalarıyla kurduğu mikro işletmeler, kısa vadede bir çözüm gibi görünse de, kalıcı barış ve istikrar olmadan sürdürülebilir değil. Ayrıca, bu tür girişimler, kayıt dışı ekonomiye yol açarak vergi gelirlerini azaltıyor ve devletin zaten zayıf olan ekonomik yapısını daha da kırılgan hale getiriyor.
Sudan'daki genç girişimciler, aynı zamanda dijital teknolojilerden de faydalanmaya çalışıyor. İnternet erişiminin kısıtlı olduğu bölgelerde bile, cep telefonları üzerinden sosyal medya aracılığıyla ürünlerini pazarlayan gençler var. Bu durum, savaş koşullarında bile teknolojinin nasıl bir kurtarıcı olabileceğini gösteriyor. Ancak, elektrik kesintileri ve altyapı sorunları, bu çabaları sekteye uğratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki iç savaş ve insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, Sudan'la tarihsel ve kültürel bağlara sahip; ancak savaş nedeniyle ikili ekonomik ilişkiler olumsuz etkilendi. Türk yatırımları ve ticaret, güvenlik sorunları nedeniyle durma noktasına geldi. Ayrıca, Sudan'dan Türkiye'ye yönelik göç potansiyeli ve bölgesel istikrarsızlığın Kızıldeniz ve Doğu Afrika'daki dengelere etkisi, Ankara'nın yakından takip ettiği konular arasında. Türkiye'nin insani yardım ve diplomatik girişimleri, bölgede etkinlik sağlama çabasının bir parçası. Genç girişimcilerin desteklenmesi, uzun vadede Sudan'ın yeniden inşasına katkı sağlayabilir; ancak öncelikle ateşkes ve siyasi çözüm şart.