GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Siyaset

Savaşın dehşetini tattık: Evlerine dönen mültecilerin hikayeleri

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Savaşın dehşetini tattık: Evlerine dönen mültecilerin hikayeleri
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Katar-Körfez Perspektifi
🌙 Katar-Körfez Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Al Jazeera English — Bu haber, Al Jazeera English'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine göre 2025 yılında yaklaşık 15 milyon yerinden edilmiş kişi evlerine geri döndü. Bu, örgütün kayıt tutmaya başladığı tarihten bu yana görülen en büyük geri dönüş dalgası. Suriye, Ukrayna, Afganistan, Myanmar ve Etiyopya gibi çatışma bölgelerinden kaçan milyonlarca insan, ateşkes anlaşmaları ve güvenlik koşullarındaki iyileşmeler sayesinde yeniden yuvalarına kavuşuyor. Ancak bu dönüşler, savaşın yıkıcı izlerini silmekten çok uzak: evleri yıkılmış, altyapı çökmüş, ekonomik fırsatlar yok denecek kadar az. Geri dönenlerin çoğu, "Savaşın dehşetini tattık, şimdi de yokluğun acısını çekiyoruz" diyor.

Geri dönüşlerin arka planı: Ateşkesler ve diplomasi

2025'teki rekor geri dönüşlerin ardında, birçok bölgede varılan ateşkes anlaşmaları yatıyor. Suriye'de hükümet güçleri ile muhalif gruplar arasında Rusya ve Türkiye'nin arabuluculuğunda sağlanan ateşkes, milyonlarca Suriyelinin ülkelerine dönmesine olanak tanıdı. Benzer şekilde, Ukrayna'da Rusya ile yapılan bir dizi diplomatik görüşme sonucu cephe hatlarında sükunet sağlanınca, savaşın ilk yıllarında yerlerinden edilenlerin bir kısmı geri döndü. Afganistan'da ise Taliban yönetiminin belli bölgelerde güvenlik sağlaması, Pakistan ve İran'daki mültecilerin ülkelerine dönüşünü hızlandırdı. BMMYK Sözcüsü, "Geri dönüşler, insanların güvenli bir ortam bulduğu anlamına gelmiyor; sadece yaşadıkları yerlerde daha az bombalama olduğu anlamına geliyor" değerlendirmesinde bulundu.

Dönenlerin karşılaştığı ilk manzara, savaşın yıkımın boyutunu gözler önüne seriyor. Halep'in doğusuna dönen bir aile, "Evimiz bir enkaz yığınıydı. İki yıl bir çadırda yaşadıktan sonra nihayet bir odayı onarabildik" diyor. Ukrayna'nın Donetsk bölgesine dönen bir emekli ise, "Köyümüzde elektrik yok, su yok, market yok. Ama burası bizim toprağımız" ifadelerini kullanıyor. Geri dönüşlerin büyük kısmı, kentsel alanlardan ziyade kırsal bölgelere yoğunlaşıyor. Çünkü şehirlerdeki altyapı neredeyse tamamen çökerken, kırsalda en azından tarım yapmaya elverişli araziler bulunuyor.

Bölgesel ve küresel boyut: Ekonomik yük ve insani kriz

Büyük çaplı geri dönüşler, ev sahibi ülkeler ve uluslararası toplum için yeni bir yük oluşturuyor. Türkiye, Lübnan, Ürdün, Pakistan ve Uganda gibi mültecilere ev sahipliği yapan ülkeler, geri dönüşlerin ekonomik yüklerini hafifleteceğini umuyor. Ancak geri dönüşlerin kalıcı olması, mültecilerin köken ülkelerindeki ekonomik ve sosyal koşulların iyileştirilmesine bağlı. Dünya Bankası, savaştan zarar gören bölgelerde yeniden imar maliyetinin 500 milyar doları aştığını tahmin ediyor. Bu rakamın karşılanması, uluslararası bağışçıların taahhütlerine rağmen zor görünüyor.

Geri dönüşlerin küresel boyutu, mülteci krizini yönetme biçimine dair soruları da gündeme getiriyor. BM verilerine göre dönenlerin %70'i, evlerinin tamamen yıkıldığını veya yaşanmaz hale geldiğini bildiriyor. Bu durum, geri dönüşlerin "gönüllü" mü yoksa "mecburi" mi olduğu tartışmasını alevlendiriyor. İnsan hakları örgütleri, birçok mültecinin ev sahibi ülkelerdeki artan düşmanlık ve ayrımcılık nedeniyle dönmek zorunda kaldığına dikkat çekiyor. Özellikle Pakistan'da Afgan mültecilere yönelik baskıların artması, son iki yılda 1 milyondan fazla kişinin sınır dışı edilmesine yol açtı. Benzer bir durum, Türkiye'de Suriyelilere yönelik toplumsal gerginliklerin artmasıyla da kendini gösteriyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, 3,6 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaparak dünyada en fazla mülteci barındıran ülke konumunda. 2025'teki geri dönüş dalgası, Türkiye'deki Suriyelilerin bir kısmının ülkelerine dönmesiyle Ankara'nın üzerindeki göç yükünü hafifletebilir. Ancak dönüşlerin sürdürülebilir olması, Suriye'deki altyapının yeniden inşasına ve siyasi istikrara bağlı. Türkiye'nin sınır güvenliği açısından, Suriye'nin kuzeyinde oluşturulan güvenli bölgelerin bu süreçte kritik rol oynaması bekleniyor. Öte yandan, Ukrayna ve Afganistan'dan dönenlerin Türkiye üzerinden transit geçişleri, lojistik ve insani yardım koordinasyonu gerektiriyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel bir aktör olarak diplomatik ağırlığını artırırken, ekonomik maliyetleri de beraberinde getiriyor.

Etiketler:
mültecigeri dönüşsavaşBMMYKinsani krizTürkiye

İlgili Haberler

Bir Psikolog Açıkladı: Tek Çocuklu Aileler Hakkında Yanlış Bildiklerimiz
Siyaset

Bir Psikolog Açıkladı: Tek Çocuklu Aileler Hakkında Yanlış Bildiklerimiz

4 dk önce

Burnham: Starmer'ı devirme hedefinde 'yeni yol' vaadi
Siyaset

Burnham: Starmer'ı devirme hedefinde 'yeni yol' vaadi

28 dk önce

63 Bin Kişilik Araştırma: Amerikalıların En Çok Kullandığı 5 Takviye
Siyaset

63 Bin Kişilik Araştırma: Amerikalıların En Çok Kullandığı 5 Takviye

32 dk önce

Starmer'ın koltuğu sallantıda: Burnham baskısı artıyor
Siyaset

Starmer'ın koltuğu sallantıda: Burnham baskısı artıyor

32 dk önce